AKŞAM SEFASI

AKŞAM SEFASI

AKŞAM SEFASI

Karanlık çöktü mü el ayak çekilir ya sokaklardan, çil yavrusu gibi dağılır ya hani insanlar evlerine ya da iki lafın belini kıracakları bir başka haneye.

İşte o vakit en çok akşam sefalarına takılı kalır gözlerim.

Sabah uyuyan, akşamları ise gözlerini açan akşam sefaları…

Yine akşam sefalarının uykuya teslim olduğu vakitlerden biriydi.

Aniden başlayan yağmur sanki toprağa değmiyor da içime içime yağıyordu. Bildiğin griden siyaha doğru bir dönüştü.

“Hayra alamet değil bu” dedim kendime.

O gün akşama kadar ne çay fayda etti sıkıntıma ne de kahve. İsteyince ve bekleyince zamanın eşiğinden atlayamıyordun sanki. Uzadıkça uzuyordu, o tünelin ucuna çıkılmıyordu.

Gün dönüp akşama ulaştığında o gün ilk kez akşam sefaları açmadı. Bu bir işaretti, ve benim o işareti alıp kaçasım vardı adeta.

Odanın içinde bir o yana bir bu yana dönüp dururken saatin tik tak sesi ile çarpışan zihnim karmakarışık bir hale gelmişti.

Ta ki, o telefon çalıncaya kadar.

Olduğum yerde sıçrayarak telaşlı bir “Alo” çıktı dudaklarımdan. Konuşmuyordum sadece dinliyordum.

Sendeleyen bedenime direnmeyerek dizlerimin üstüne çöktüm, elimdeki telefon kaydı ve düştü.

Bir ağrı saplandı göğsümün tam ortasına. Odanın içinde sanki her şey dönüyordu ve ben de dönüyordum bir balonun içinde yuvarlanıyorcasına.

Uzun, çok uzun bir zamandır görmediğim babam hakkın rahmetine kavuşmuştu.

Kim bilir belki de akşam sefaları babamın yasını tutmuştu.

O gün ve sonrasında bir başka sahiplendim onları.

Sanki kaybettiğim babam hiç gitmemişte hep benimleymiş gibi.

Şimdi evimin her odası akşam sefası kaplı, olur da belki babam duyar fısıltımı.

Ebru Zeynep Dişiaçık

Diğer yazılarımı okudunuz mu?

YAZININ BÜYÜLÜ DÜNYASI

 

Yorumlar (1)

  1. Yıldız TEK GAMLI dedi ki:

    doğa bize haber verir geleceğin bize ne getireceğini… başınız sağ olsun…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Ebru Zeynep Dişiaçık

1976 Istanbul Üsküdar doğumluyum. Ilk orta ve lise edebiyat bölümü tahsilimden sonra Anadolu Üniversitesi Açıköğretim fakültesi Halkla ilişkiler bölümünü bitirdim. Cocuklugumdan beri yazıya merakım varsa da 2015 yılında edebiyat öykü yarışmalarına katılmamla birlikte daha da perçinlendi. Arka arkaya almış olduğum dereceler ce başarılar sonrası hayalini kurduğum ilk kitabım çıktı. Kitaplarım sırasıyla Bir iki üç tıp, Kadife, Babamın Ayakkabıları, Aç Kapıyı. Çeşitli edebiyat dergilerinde öykülerim ve denemelerim yayınlanmış olup, halihazırda bir roman dosyasına çalışmakta olup yeniden bir öykü kitabı çıkartmayı hedeflemekteyim. Aynı zamanda Türkiye Yazarlar Sendikası üyesiyim. Kelimeler ve cümlelerin dünyasında gezinip okuyucunun hislerine tercüman olabilmek yazı serüvenimde en büyük amacım. Yazının iyileştirici gücüne inanıp yazmaya ve üretmeye devam etmek istiyorum. İstanbul'da yaşamaktayım ve iki çocuk annesiyim.