Damgalayan Dil
- Yazar: Elif AY
- 3 Temmuz 2026
- 41 kez okundu
DAMGALAYAN DİL
Bir Kelimeyi Hakarete Dönüştürmek
Bir kelimenin anlamı yalnızca sözlükte yazan tanımı değildir. Onu hangi bağlamda kullandığımız, hangi duyguyla söylediğimiz ve toplumun ona yüklediği çağrışımlar da o kelimenin gerçek anlamını belirler. Dil yaşayan bir yapıdır; zamanla değişir, dönüşür ve bazen hiç fark etmeden yeni yaralar açar.
Son yıllarda sosyal medyada dikkatimi çeken bir kullanım var. Özellikle tartışmaların altında, öfke anlarında ya da birini küçümsemek amacıyla otistik kelimesi hakaret gibi kullanılabiliyor.
*Otistik misin nesin?
*Ne otistik hareketler bunlar.
*Bazen ise daha şaka gibi görünen ifadelerle karşılaşıyoruz.
*Fav otistiğim.
İlk bakışta bunlar sıradan internet argosu gibi görünebilir. Kimse gerçekten otistik bireyleri hedef almıyor diyenler de olacaktır. Fakat dilin çalışma biçimi tam olarak böyle değildir. Bir kelimeyi aşağılamak için seçiyorsanız, o kelimeyi temsil ettiği anlamla birlikte aşağı çekmiş olursunuz.
Hakaretlerin ortak bir özelliği vardır: Toplumun zaten önyargıyla yaklaştığı bir kimliği, özelliği ya da durumu aşağılamanın aracı hâline gelirler. Tarih boyunca bunun sayısız örneğini gördük. Bir dönem fiziksel özellikler, zihinsel farklılıklar, engellilik, etnik kimlikler ya da cinsiyet üzerinden üretilen ifadeler günlük dilde sıradan kabul ediliyordu. Oysa zamanla şunu fark ettik. Bir grubu aşağılamak için kullanılan her kelime, yalnızca hedef alınan kişiyi değil, o grubun tamamını değersizleştiren bir kültür yaratıyordu.
Bugün otistik kelimesinin geçirdiği dönüşüm de benzer bir süreci düşündürüyor.
Oysa otizm bir hakaret değildir. Bir karakter kusuru değildir. Bir kişilik tipi ya da alay konusu hiç değildir. Otizm, insanların dünyayı algılama, öğrenme, iletişim kurma ve deneyimleme biçimlerinin farklılaşabildiği nöro-gelişimsel bir durumdur. Bu farklılıkların her bireyde aynı şekilde ortaya çıkmadığını biliyoruz. Kimileri yoğun desteğe ihtiyaç duyarken, kimileri bağımsız bir yaşam sürdürür.
Ortak olan tek şey ise bunun aşağılanacak değil, anlaşılacak bir insanlık deneyimi olduğudur.

İşin ilginç yanı, bu ifadeleri kullanan insanların büyük bölümü muhtemelen kötü niyet taşımıyor. İnternet kültürü, mizah dili ve grup içi iletişim bazen kelimeleri anlamlarından koparıyor. Bir ifade yeterince tekrarlandığında insanlar onu düşünmeden kullanmaya başlıyor. Fakat niyet ile etki her zaman aynı değildir. Bir sözün incitici olması için kötü niyetle söylenmesi gerekmez. Bazen farkında olmadan da bir önyargıyı yeniden üretiriz.
Dil, yalnızca düşüncelerimizi ifade etmez. Düşünme biçimimizi de şekillendirir. Eğer otistik kelimesi sürekli tuhaflık, beceriksizlik ya da aşağılanma ile yan yana kullanılırsa toplumun zihninde de bu çağrışımlar yerleşmeye başlar. Böylece gerçek insanlar, hayatlar ve deneyimler görünmez olur. Geriye yalnızca bir hakaret kalıbı kalır.
Belki de kendimize şu soruyu sormalıyız: Birini aşağılamak için neden özellikle bu kelimeyi seçiyoruz?
Bu soru yalnızca otistik kelimesiyle ilgili değildir. Aynı zamanda dilimizin hangi önyargıları taşıdığıyla da ilgilidir. Çünkü kullandığımız her kelime, farkında olsak da olmasak da dünyaya nasıl baktığımızın küçük bir yansımasıdır.
Daha kapsayıcı bir dil kurmak, ifade özgürlüğünden vazgeçmek anlamına gelmez. Tam tersine, kelimelerin gücünü ve sorumluluğunu ciddiye almak demektir. İnsanları eleştirebilir, davranışları sorgulayabilir, öfkelenebiliriz. Ama bunu bir kimliği ya da nörogelişimsel farklılığı aşağılamanın aracı hâline getirmeden de yapabiliriz.
Belki de gerçek mesele şudur:
Bir toplumun olgunluğu, en çok öfkelendiği anda seçtiği kelimelerde saklıdır.
Elif Ay
Diğer yazılarımı okudunuz mu?
Yazar hakkında; 1991 İstanbul Üsküdar doğumluyum , İstanbul Üniversitesi Sosyal Hizmetler mezunuyum, evliyim biri özel gereksinimli iki oğlum var , uzun süredir özel gereksinimli çocukların ve ailelerinin yaşadıklarını yazıyorum. Makale ve köşe yazarlığı yapıyorum.

senin izlediğin yolu mukaddes buluyorum. kesinlikle yazmaya ve anlatmaya devam etmelisin…
Teşekkür ederim Yıldız hocam 🙏 devam.
Çok haklısın👏. Birçok şeyi takip ettiğinden bu ayrıntıyı farketmiş olman yine şaşırtmadı😊. Eline kalemine sağlık. Buna benzer bir şey bende eklemek istiyorum. Eskiden Engelli Merkezlerinin trafikte yol gösteren tabelalarını görünce sinir olurdum. Eskiden telaffuz edilen o kelimeyi söylemek istemiyorum ama sen anladın. Önce zihinlere o bi kazındı gerisi de bu şekilde geliyor demekki🙄
Çok haklısın👏. Birçok şeyi takip ettiğinden bu ayrıntıyı farketmiş olman yine şaşırtmadı😊. Eline kalemine sağlık. Buna benzer bir şey bende eklemek istiyorum. Eskiden Engelli Merkezlerinin trafikte yol gösteren tabelalarını görünce sinir olurdum. Eskiden telaffuz edilen o kelimeyi söylemek istemiyorum ama sen anladın. Önce zihinlere o bi kazındı gerisi de bu şekilde geliyor demekki🙄
Elinize kaleminize sağlık…