ÖĞÜT

ÖĞÜT

ÖĞÜT

Öğüt aldık biz de. Bundan yıllar önce diye başlanır bazı anılar… Ben de öyle başlayayım. Sanırım ben 10, kardeşim 7 yaşındaydık.

Bir sonbahar sabahı erkenden uyanmıştık. Hava serindi ama soğuk değildi. İkimiz de kısa kollu tişörtler giymiştik. Canımız çok sıkılıyordu. Şimdi tuhaf gelebilir ama o yıllarda köyümüzde elektrik yoktu.

Dolayısıyla televizyon, tablet, bilgisayar gibi şeyler de yoktu. Kardeşimle dolaşmaya karar verdik. Bağ bahçe gezerken çamurlu bir yere geldik. Dikkatle geçmeye çalışırken kardeşim bana çamur attı. Ben de ona attım.

Üstümüz başımız çamur içinde kaldı. O sırada içme suyu için kullandığımız kuyunun önüne vardık. Kuyudan su çekip tişörtlerimizi yıkadık. Ama ıslak giysileri giyemezdik.

Tişörtler elimizde, ormanın kenarına vardık. Yerler sararmış yapraklarla doluydu. Kardeşim cebinden bir kibrit çıkardı. “Burada ateş yakalım, tişörtleri kuruturuz,” dedi.

Kuru yaprakları ve çalıları topladık. Kibritle tutuşturduk. Güzel bir ateşimiz oldu. Tişörtleri kurutmaya çalışırken ateş çevredeki yaprakları da sardı. Ne yaptıysak durduramadık.

Alevler ormana ulaştı, yangın başladı. Dumanı gören komşular koştu. Annem, halam, babaannem ve diğerleri seferber oldu. Biz ise suçlu olduğumuz için kaçtık, başka bir ormana gizlendik.

Bir süre sonra halamın sesi duyuldu:

 
— Çocuklar, yeter artık. Çıkın saklandığınız yerden. Söz veriyorum kimse size dokunmayacak. Tereddüt ettik. Hem hava kararıyordu hem açlıktan bitap düşmüştük. Ama halam güvence veriyordu.   

O sözünü tutardı. Yaşça babamdan büyüktü, biraz kabadayı tarafı da vardı. Sonunda halamın yanına gittik. Önce karnımızı doyurdu, sonra yatırdı. Açlık ve korkudan yorgun düşmüştük, hemen uyuduk. Sabah uyandığımızda herkesin öfkesi geçmişti. Evde her şey normale dönmüştü.

Aslında büyük bir hata yapmıştık. Yaptığımız düşüncesiz hareket çevredeki ormanları da yakabilirdi. Neyse ki erken müdahale ile zararsız atlatıldı. O günden sonra “Ateşle oyun olmaz” sözünün ne kadar doğru olduğunu öğrendik.

Yıllar sonra bu olayı şiire döktüm.

ÖĞÜT

Mevsim güz bahara özdeş
Daha yeni doğdu güneş
Sabah kalktık iki kardeş
Dedik biraz gezelim mi?

Hepsinin var aydın yüzü
Bekliyor bağ bahçe bizi
Çamurda bıraktık izi
Dedik biraz ezelim mi?

Daha sabah gözler mahmur
Sanki çiğniyoruz hamur
Şaka deyip attık çamur
Çocuk aklı azalım mı?

Sayamadık beşi onu
Belli oldu işin sonu
Çamurla bitirdik anı
Anı andan süzelim mi?

Gözlüyorken şuyu buyu
Önümüzde var bir kuyu
Biz içinden çekip suyu
Temizliği sezelim mi?

Temiz tişört ıslak kaldı
Ormana doğru yol daldı
Kardeşim kibriti aldı
Alevleri dizelim mi?

Alev büyük yandı orman
Olmadı tişörte derman
Hemen kaçtık biz o zaman
Dengeleri bozalım mı?

İmece verdi dermanı
Söndürdüler bak ormanı
Bize de ceza fermanı
Saklanmaktan bezelim mi?

Bize sağlayacak yarar
Saklanmaya verdik karar
Görmek istemeyiz zarar
Büyüklere kızalım mı?

Affettirdi halam suçu
Bizler ondan aldık gücü
Karnımız açların açı
Yemek yiyip sızalım mı?

Ozan Kasım hayat küsur
Olay oldu geçen asır
Yaptığımız büyük kusur
Öğüt diye yazalım mı?

Ozan Kasım Kol

Diğer yazılarımı okudunuz mu?

GEÇMİŞE BİR BAKIŞ

 

Yorumlar (27)

  1. Yıldız TEK GAMLI dedi ki:

    hocam anılarınız ve anılara yazdığınız şiirler… apayrı bir yetenek… kaleminize sağlık…

    1. Ozan Kasım KOL dedi ki:

      Çok teşekkür ederim Hocam

  2. GÜLENAY GÜNEŞ dedi ki:

    Bu iz bırakmış anınızın şiire geçişi çok anlamlı… Yüreğinize sağlık Ozan Bey.

    1. Ozan Kasım KOL dedi ki:

      Çok teşekkür ederim Hocam

  3. cineby dedi ki:

    I found a refreshing way to understand the issue today and I look forward to reading more from you

    1. Ozan Kasım KOL dedi ki:

      Thank you very much. Please stay tuned.

  4. HÜSEYİN dedi ki:

    Emeğine sağlık güzel bir yazı olmuş

    1. Ozan Kasım KOL dedi ki:

      Çok teşekkür ederim sağolun var olun

  5. Ali yurtseven dedi ki:

    Tebrikler

    1. Ozan Kasım KOL dedi ki:

      Hocam çok teşekkür ederim

  6. mehmet ozturk dedi ki:

    Tebrikler hocam 👏

  7. Erkan Eren dedi ki:

    Tebrik ederim, çok manidar sözlerle yoğurmuşsu uz…

    1. Ozan Kasım KOL dedi ki:

      Çok teşekkür ederim hocam

  8. Tarık dedi ki:

    Çok guzel içten samimi Kasım hocam…

    1. Ozan Kasım KOL dedi ki:

      Çok teşekkür ederim sağolun var olun

  9. Murat Altuntaş dedi ki:

    Geçmişe dair anıların hüzünlerin ve mutluluğun tekrar gönüllerde yeşermesine vesile olan bir şiir olmuş teşekkürler…

    1. Ozan Kasım KOL dedi ki:

      Çok teşekkür ederim kardeşim

  10. Bekir Sevik dedi ki:

    Güzel ders olmuş sizlere. Kaleminize sağlık hocam

    1. Ozan Kasım KOL dedi ki:

      Bir musibet bin nasihatten iyidir Hocam. Çok teşekkür ederim.

  11. Ayşe Elvatani dedi ki:

    Hem hikâye hem şiiri çok güzel olmuş ders kitabında yayınlanacak nitelikte olmuş elinize sağlık

    1. Ozan Kasım KOL dedi ki:

      Çok teşekkür ederim Hocam

  12. Aylin Altın dedi ki:

    Çok güzel yüreğinize sağlık hocam

    1. Ozan Kasım KOL dedi ki:

      Çok teşekkür ederim Hocam

  13. Ebru Zeynep Disiacik dedi ki:

    Kaleminize sağlık. Her birimizin hatıralarında çocukluk maceraları ayrı bir yer tutar.

    1. Ozan Kasım KOL dedi ki:

      Çok teşekkür ederim Hocam. Evet çocukluk her zaman özlemle yad edilen zaman dilimi.

  14. Kudret Köksal dedi ki:

    Tebrikler değerli dostum.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Ozan Kasım KOL

Ozan Kasım Kol 1971 tarihinde Samsun' un Çarşamba İlçesi'nin Beyyenice köyünde doğmuştur. Çocukluğu Beyyenice köyünde geçen şairimiz , Turizm ve Otelcilik mezunudur. Lise yıllarında edebiyat öğretmeninin aşırı telkiniyle şiire önem veren Ozan Kasım Kol "Dünyanın Dengesi Sevgi (2021), Meriç ile Tuna (2023) ,İstiklal Yıldızları (2024)" isimli kitapların şairi ve yazarıdır. Bazı şiirleri türkü olmuş olan şairimiz aynı zamanda Kültür Bakanlığı halk şairidir. Tansiyon dergisinde türkülerimizin hikayelerini araştırıp yazmaktadır. Yedi Sanat Derneği (Yesader) ve MSG üyesi olan Ozan Kasım Kol ,Ahmet Erhan,Arife Gül ve Gülüzar isminde üç çocuk babasıdır.