O BANA YETER

O BANA YETER

O BANA YETER

İnsan ömrü boyunca birçok şeyin peşinden koşar. Daha çok kazanmak, daha güzel yaşamak, daha yüksek yerlere ulaşmak ister. Zaman ilerledikçe de farkına varmadan hayatını hep “daha fazlası” üzerine kurar. Oysa bir gün gelir; yıllarca değer verdiği birçok şeyin aslında gönlünü doyurmadığını anlar. İşte o vakit, insanın dilinden büyük bir hikmet gibi dökülen bir cümle vardır: “O bana yeter.” Bu söz, eksikliğin değil; gönül zenginliğinin sesidir.

“O bana yeter.” diyebilmek, hayata boyun eğmek değildir. Aksine, hayatın gerçek değerlerini keşfetmektir. Çünkü mutluluk, sahip olunanların çokluğunda değil; kıymeti bilinenlerin varlığındadır. Bir annenin evladına duyduğu sevgi, bir babanın sessiz fedakârlığı, dostun omzuna koyduğu güven veren eli ya da sevdiğin insanın gözlerindeki huzur… İşte insanı ayakta tutan gerçek zenginlik bunlardır. Bunları görebilen kişi, dünyanın bütün servetinden daha büyük bir hazineye sahip olduğunu bilir.

Hayat bize her zaman istediğimizi vermez. Kimi zaman umutlarımız yarım kalır, kimi zaman hayallerimiz ertelenir. Bazen de en çok istediğimiz şey, ulaşamadığımız kadar uzaktadır. Fakat insan, yaşadıkça şunu öğrenir: Eksik olan her şey, yürekte bir boşluk bırakmaz. Asıl boşluk; sevgisiz kalan kalpte, vefasız dostluklarda ve samimiyetini kaybetmiş ilişkilerde oluşur. Bu yüzden gönlü sevgiyle dolu olan insan, elindekilerin kıymetini bilir ve fazlasını istemekten önce şükretmeyi öğrenir.

Bir çocuğun içten attığı kahkaha, yaşlı bir annenin ettiği dua, dost meclisinde paylaşılan bir bardak çayın sıcaklığı… Bunlar, hayatın gösterişsiz ama en kıymetli hazineleridir. Çünkü insanı mutlu eden şeyler çoğu zaman büyük olaylar değildir. Asıl mutluluk, sıradan görünen anların içinde saklıdır. Gün doğumunu seyredebilmek, temiz bir nefes alabilmek, sevdiğin insanın sesini duyabilmek, “Bugün de yanımdasın.” diyebilmek… İşte bazen bütün ömür, bu küçük görünen güzelliklerin üzerine kuruludur.

Gerçek sevgi tam burada anlam kazanır. Sevdiğin insanın mutlu olduğunu görmek, onun gözlerindeki ışığın hiç sönmemesini istemek, sıkıntısını paylaşmak, sevincini kendi sevincin bilmek… Seven insan için bundan daha büyük bir ödül yoktur. Çünkü sevgi, sahip olmak değildir; huzur verebilmektir. Sevgi, “Ben mutlu olayım.” demeden önce, “Sen mutlu ol.” diyebilmektir. İşte bu yüzden gönülden seven insanların duası hep aynıdır: “Yüzün hep gülsün… Sağlığın yerinde olsun… Kalbine hüzün değmesin… O bana yeter.”

İnsan yaş aldıkça anlıyor ki hayat, uzun hesapların değil; güzel hatıraların toplamıdır. Birlikte edilen sohbetler, paylaşılan sofralar, omuz omuza verilen mücadeleler ve yürekten edilen dualar kalıyor geriye. Ne makamlar, ne servetler ne de alkışlar… Hepsi zamanın içinde kaybolup gidiyor. Ama sevgiyle söylenmiş bir söz, vefayla tutulmuş bir dost eli ve samimiyetle edilen bir dua, yıllar geçse de gönüllerde yaşamaya devam ediyor.

Belki de insanın en büyük olgunluğu, elindekilerin kıymetini anlayabildiği gün başlıyor. Çünkü kanaat, yoksulluk değil; gönlün zenginleşmesidir. Şükretmek, vazgeçmek değil; sahip olunan nimetin farkına varmaktır. Herkes daha fazlasını isterken, insanın “Elimdeki güzellikler bana yeter.” diyebilmesi büyük bir erdemdir. İşte huzur tam bu noktada doğar.

Dünya döndükçe mevsimler değişecek, insanlar gelip geçecek, yıllar sessizce ömrümüzden eksilecek. Fakat geriye dönüp baktığımızda hatırlayacağımız şey; kaç evimiz olduğu değil, hangi kapılardan sevgiyle karşılandığımız olacaktır. Kaç kişiyi tanıdığımız değil, kaç gönülde yer edindiğimiz olacaktır. Çünkü insanın gerçek mirası, ardında bıraktığı iyiliklerdir.

İşte bu yüzden ben, hayattan büyük servetler istemiyorum. Gönlü temiz insanlar, vefasını unutmayan dostlar, sevdiklerimin sağlığı ve yüzlerinden eksilmeyen bir tebessüm istiyorum. Bir annenin duası, bir dostun sadakati, bir evladın sevgisi, sevdiğim insanın gözlerindeki umut… O bana yeter.

Çünkü insan, bütün dünyayı kazansa bile huzuru kaybetmişse fakirdir. Gönlünde sevgi, dilinde dua, yüreğinde umut varsa; dünyanın en zengin insanıdır. Biliyorum ki hayatın en büyük hakikati, gösterişli cümlelerde değil, gönülden söylenen şu birkaç kelimede saklıdır:

O bana yeter…

 

CAN MURADİ

Murat Can Ergün

Diğer yazılarımı okudunuz mu?

GÖNLÜNÜZDEKİ ÇİÇEKLER HİÇ SOLMASIN

Yorumlar (1)

  1. Yıldız TEK GAMLI dedi ki:

    mutluluk yetinmektir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir