İZLER VE ÇİZGİLER

İZLER VE ÇİZGİLER

İZLER VE ÇİZGİLER

İzler deyince ne aklınıza geliyor? İz bırakanlar mı? Evet. Olabilir. Kime sorsak farklı isimler öne çıkar. Tarihten mi? Edebiyattan mı? Siyasetten mi? Bir sürü muamma. Ben sadece size soruyorum. Sizin hayatınıza yön verenler. Olumlu ya da olumsuz. Dahilinizde ya da değil. Dokunup geçenler ya da gerçekten yüreğinize dokunanlar. Bazen bir cümle ile, bazen de uzun sohbetler neticesinde. Ama yalın bir şekilde. Sadece size…

Hani hep keşkeler dünyasında yaşıyoruz ya, size keşke dedirtmeyenlerle, dedirtenleri düşünün diyorum. Hayatınızı sıcak tutanlarla, hayattan soğutanları bir nebze. Bir arkadaş, bir dost, bir kardeş, bir eş, bir öğretmen, bir komşu ve hatta bir anne ya da baba. Herkes sizin üzerinizde mutlaka küçük ya da büyük iz bırakmıştır. Sözüyle, davranışıyla, hareketiyle sizi başarıya yönlendirmiştir. Mutlu etmiş, hatırlanmayı hak etmiştir. Yıllar sonra bile unutulmayanlar arasına girmiş, sohbetlerde mevzu olmuştur. Yok mudur böyleleri? Vardır değil mi elbet? Hepsi de hayatınızın o çizgisine dahildirler.

Hayat çizgisi

Hayat çizgisi… Çizgi çizmekten gelmez mi? Kalemi elinize aldığınızda kağıda yaptığınız her vurgu bir çizgi değil midir? Bu bir uçtan bir uca dümdüz de olabilir, küçük bir çocuğun karalama yapması gibi karman çorman. Ya da belki biraz sıradanlıktan kurtulmuş, önceleri yönünü arayan ve sonrasında bulan. Kim bilir? Belki keşkeleriniz.

Önceleri kurduğunuz ilişkiler ne kadar sağlam ve kaliteliyse çizgilerin yola gelmeleri de o kadar hızlı olacaktır. Ama unutmamak gerekir ki, yapılan bir hata da yoldan çıkarabilecektir. Tecrübe dediğimiz etken faktör de işte elbet ortaya çıkacaktır ki, asıl tecrübeler çizgilerle beraber izlerle birlikte gelir.

Peki yazgı nedir? 

Kader dediğimiz olguyu değiştirebilir miyiz? Yoksa oluşan her yeni iz ve çizgimiz yine yeni kaderlere mi yönlendiriyor bizi? Her şey önceden planlanmış mı? Kader nasıl değişir? Değişebilir mi? Olumlu giden her şey nasıl da olumsuz bir hale dönüşürken, olumsuzluklar da bir gün sizden yana bir durumda karşınıza çıkabilir mi? Yoksa bütün o çizgilerin hepsi en başından kader çizgisi miydi?

Evet. İzler dedik, çizgiler dedik. Ya kalbe bırakılan izler? Yüreklere mühür vuran, acıtan ya da tersi coşturan, iyileştiren…

Peki her türlü yara izi? Ellerdeki nasırlı çizgiler? Yüzlerdeki yaş çizgileri? Ve koskoca bir yaşam… Yaşanmışlıklarla anlattığımız veyahut anlatamadığımız onca şey. İçimizde ya da değil. Her nerdeyse size ait. Sadece size özel. 

Şerif PINAR 

 

Editör: Sonay BİLGİ ARABACI

Baş Editör: Dr. Sibel ÇELİKEL

Yorumlar (2)

  1. Yıldız Tek Gamlı
    • 28/01/2024

    Muhteşem bir analiz hocam ❤️ İletişimi tanımlarken bazen yabancı iki insanın göz göze gelmesi bir duygu içerir, bu bile iletişimdir, denir. Her şey bir çizgi sonuçta...

  2. Tek kelimeyle muhteşem 👏👏👏.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şerif PINAR

1977 Aydın doğumluyum. İzmir`de ikamet etmekteyim. Halen bir devlet okulunda öğretmenlik mesleğini yürütmekteyim. Uzun yıllar edebiyatla hep iç içeydim. 2022 yılında İlk kitabım "Gönül Sevdiğinin Kapısında" adıyla yayınlanan şiir kitabımdır. Akabinde 2023 yılında “İki Adam: Ben ve Babam” adıyla deniz, anekdotlar ve balıkçılık üzerine ikinci kitabım yayımlandı. Üçüncü kitap hazırlığım ise devam etmektedir.