İsraf İle Tükeniyoruz

İsraf İle Tükeniyoruz

Çağımızın sorunlarından ve birçoğumuzun günlük yaptığı şeylerden biri de israftır.

Öncelikle israf nedir onu açıklayalım.

“Gereksiz tüketmek, savurmak, tutumlu olmamak” gibi anlamlara gelir.

 Biz insanlar maalesef ki birçok şeyi gereksizce israf ediyor, hor kullanıyoruz. En başta yiyecek olmak üzere su, kıyafet, para, enerji kaynakları, madenler vs. gibi birçok şey de israfçı davranıyoruz.

Yapılan araştırmalara göre Türkiye’de en çok israf edilen ürünlerin maalesef ki sebze ve meyveler olduğu söylenmektedir. İsraf ettiğimiz gıdalar kolay yetişmiyor. Evimize, dolabımıza girene kadar ne aşamalardan ne emeklerden geçiyor. Değil mi ki israf ettiğimiz şeyler bize, bizim ailemize, akrabalarımıza, torunlarımıza nasıl etki edecek farkında bile değiliz.

Günümüzdeki bu israfın sebebini her şeyin çok bol ve kolay ulaşılabilir olmasına yoruyorum. Ecdatlarımızı, aile büyüklerimizin ağzından dinlediğimizde önceden israfın olmadığını söylerler. Çünkü imkânlar daha kısıtlıymış. Bir dilim peyniri bile aileden kaç kişi bölüşerek yerlermiş. Hatta bazen anne ve babalar sırf evlatları doysun diye aç yatarlarmış. Bu zorlu ve kısıtlı şartlara rağmen eski zamanları her zaman özlem ve mutlulukla yâd ederler. Ne demiş atalarımız aza tamah etmeyen, çoğu bulamazmış.

İslam dininde israf günahtır. İslam’da her şeyde ölçülü olmak esastır. İhtiyacı olanı kadar almak fazlasına göz koymamak en uygun olanıdır. Rabbimiz “Yiyiniz, içiniz, israf etmeyiniz…” diye buyurmaktadır yani İslam’da israf yasaktır.

“Şüphe yok ki Allah, israf edenleri sevmez” (A’raf, 7/31)

“Onlar, harcadıklarında ne israf ne de cimrilik edenlerdir. Onların harcamaları, bu ikisi arası dengeli bir harcamadır” (Furkân 25/67).

Yine bize en güzel örnek olan, Peygamber efendimiz (S.A.V.)’in hayatına baktığımızda çok sade gösterişsiz bir yaşantısının olduğunu görürüz. Kızı Hz. Fatıma’nın düğününde bile abartıya kaçmamıştır. Evde bulunan en ufak ekmek kırıntısı dahi israf olmamış, değerlendirilmiştir.

Bir gün; Peygamberimiz sahabe efendilerimizden biri abdest alırken yanından geçerken, gereğinden fazla su kullandığını görünce der ki;

“Bu israf nedir?” Bunun üzerine sahabe;

“Abdestte israf olur mu hiç?” der…

Bunun karşılığında peygamber efendimiz:

“Evet, akan bir nehrin kenarında bile olsan, normal bir miktarın üzerinde su kullanman israf olur.” buyurur. Hz. Peygamberimiz,

“Âdemoğlu, karnından daha şerli bir kap doldurmamıştır. İnsana belini doğrultacak birkaç lokma yeter. Yemek yediği zaman, midesinin üçte birini yemeğe, üçte birini içmeğe, üçte birini de nefes almaya ayırsın.” buyurmaktadır.

      Zengin parasının aslında kendine ait olduğunu sanıyor. Oysa öyle değil. Kendisine verilen her rızıkta fakirin de hakkı vardır. Oysa cimri, zenginliğin kendisine verildiğini zanneder. Zekâtını vermeyen, fakire yardım etmeyen, komşusu açken tok yatan biri en büyük iflası hesap günü yaşayacaktır.

  Evet bize verilen nimetlerden tabii ki faydalanacağız fakat dengeli ve ölçülü bir şekilde. Çünkü bize bahşedilen bu nimetler dengesiz ve ölçüsüz kullanıldığı takdirde zamanla tükenecek ve gelecek neslimize zararı dokunacak. Gelecek nesillere daha güzel bir dünya bırakmak istiyorsak hiçbir şeyi israf etmeyelim her konuda ölçülü olalım…

İsraf dediysek bu sadece yemek, içmek, giyinmek değildir. Zamanın da israfı vardır, bir insan için hayatta ki en önemli şeylerden biri de zamandır. Çünkü harcanan zaman gider ve ahlasan da vahlasan da bir daha asla geri dönmez. Bu nedenle zamanımızı neye, kime, nerede harcadığımıza dikkat edelim ve sürekli işleyelim. Bir peygamberimizin de öğütlediği gibi bir işi bitirip hemen bir diğerine başlayalım. Zaten insan en çok hataya ve günaha boş kaldığı zaman düşer, bu nedenle her an aktif olalım, dinamik olalım.

Demem o ki;

“Ölçüdür nesillere ışık olan

Unutma zarardadır sınırı aşan.”

“Değer verdiğin kadar değerlenir

İsraf ettiğin kadar yok olursun.”

 

Tutku BATMAZ

Editör: Nigar KAYA

 

Etiketler:

#israf

Yorumlar (4)

  1. Kesinlikle sonsuz olduğunu düşündüğümüz her şeyin bir sonu olduğunu düşünmek ve buna göre tüketmek geleceğe örnek olmak için harika bir yazı ❤️

  2. Neşe Atakan
    • 7/01/2024

    Kesinlikle dikkat etmemiz gereken bir husus özellikle de gençlerimize ogretmemiz gerekir elinize kaleminize sağlık 👏👏👏

  3. Ozan Kasım KOL
    • 6/01/2024

    Az yedirme hırsız olur çok yedirme arsız olur demişler. Çağımızda çok büyük bir arsızlık var. Allah sonumuzu hayır etsin. Yüreğinize sağlık.

  4. Semiray
    • 6/01/2024

    Yurdumuzun en büyük hastalıklarından. Sık sık kaleme alırken bizlerde örnek olalım. İsraf bir ailenin de bir devletin de çökmesine sebep olabilir o yüzden okullarda, camilerde diğer ibadethanelerde de dile getirmek lazım.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Tutku BATMAZ

08.07.2000 Çankırı doğumluyum. Üç kardeşli ailenin ortanca çocuğuyum. İlk-Orta ve Lise eğitimimi Çankırı’da gördüm. Eğitimimi tamamladıktan sonra Kız Kur’an kursuna hafızlık eğitimime başladım. Diyanet İşleri Başkanlığı'nın on sekiz yaş üzeri kuran okuma yarışmasında Çankırı birincisi oldum. Dört yıllık eğitim sonunda 2022 Mart ayında hafızlık eğitimimi tamamladım. Şu anda Atatürk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde okuyorum. Katıldığım çoğu hikâye, şiir, makale gibi yarışmalarda derecelere girdim. Bazı dergilerde yazılarım yayınlanmıştır. Şu anda İlimizde bulunan, Kız Kur'an kursunda eğitmen olarak görev yapıyorum. Boş zamanlarımda hafızlık tekrarı yapıyor kitap okuyorum. Hafızlık süresinde bile yazmaya devam ettim. Şiir okumayı severim. Kitaplardan da, biyografi tarzı romanlar ilgi alanımdadır. Aynı zamanda bir şeyler kaleme almak benim için bir tutku olmuştur. Hali hazırda yazdığım kitabım yayımlanma aşamasındadır. İnsanlara faydalı bir kitap olması dileğiyle.