GUGUK KUŞU

GUGUK KUŞU

GUGUK KUŞU

Hınzır bir kuş misali öterdi günün her saatinde, akrep ve yelkovanı sahiplenircesine.

“Gu guk, gu guk, gu guk”

Salonda kuruluydu yeri, saltanatını konuştururcasına sahiplenmişti o köşeyi.

Rahmetli dedemin bir eli belinde diğer eli cebindeki köstekli saati kavrarken, guguklu saatin on bir kere ötüşüne kurban gittiği pozu o gün bugündür unutamam.

Canım dedem…

Dedeler her vakit sevilir gibi gelir bana, sevilmeyenler dahi sevilebilirmiş gibi, olmazsa olmaz bir kural misali.

Bu garip hissiyatlarla donatıldığımda asker yolu gözlediğim sevdiğimden ilk mektubumu almıştım akşam güneşini batırdığımız o dakikalarda.

” Sevgilim Maide” ile başlayan mektubumu kalbime sokasım vardı. Sokabilseydim eğer, heyecandan ritmi bozuk atan kalbimi sakin kılar mıydı?

Özlemişti beni, tıpkı benim de onu çok ama çok özlediğim gibi.

Mektubu itinayla katladım ve yastığımın altına iliştirdim.

O gecenin sabahında guguklu saat ötmedi, o hınzır kuş her vakitte ben burdayım derdi oysa ki, ama demedi.

Akşama doğru zilimiz bir başka çalıyordu, bildiğin ıstıraplı bir haberi taşıyordu.

İki askeri kapı eşiğinde gördüğümde vücudumu taşıyamaz oldum, pelte gibi olan bedenimle oracığa yığıldım.

O gün bu gündür guguk kuşları hüznümdür benim.

Nerde bir guguklu saat görsem, kuşun kapısına dikili kalır gözlerim.

“Sakın çıkma” dercesine yenik düşerim.

Gecelerin birinde karar verdim.

O bembeyaz sayfaya cümlemi iliştirdim.

“Sevgilim Osman, bir gün ama elbet bir gün yanına geleceğim”…

Tek cümlelik mektubumu zarfa koydum. Ağzını sıkı sıkı kapadım. Yine yastığımın altına yerleştirdim.

Lakin, guguk kuşlarıyla aramı hiç ama hiç düzeltemedim.

Saat gecenin ikisi…

“Gu guk, gu guk”

Ebru Zeynep Dişiaçık

Diğer yazılarımı okudunuz mu?

SARI SAYFALAR

Yorumlar (4)

  1. Yıldız TEK GAMLI dedi ki:

    içim cız etti okurken…

    1. Ebru Zeynep Disiacik dedi ki:

      Çok teşekkür ederim

  2. Ozan Kasım KOL dedi ki:

    Yüreğinize sağlık hocam

    1. Ebru Zeynep Disiacik dedi ki:

      Teşekkürler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Ebru Zeynep DİŞİAÇIK

1976 Istanbul Üsküdar doğumluyum. Ilk orta ve lise edebiyat bölümü tahsilimden sonra Anadolu Üniversitesi Açıköğretim fakültesi Halkla ilişkiler bölümünü bitirdim. Cocuklugumdan beri yazıya merakım varsa da 2015 yılında edebiyat öykü yarışmalarına katılmamla birlikte daha da perçinlendi. Arka arkaya almış olduğum dereceler ce başarılar sonrası hayalini kurduğum ilk kitabım çıktı. Kitaplarım sırasıyla Bir iki üç tıp, Kadife, Babamın Ayakkabıları, Aç Kapıyı ve Sırrı Dökülmüş Aynalardır. Çeşitli edebiyat dergilerinde öykülerim ve denemelerim yayınlanmış olup, hali hazırda çıkmaya hazırlanan öykü dosyam bir kenarda demlenmeyi beklemektedir. Aynı zamanda Türkiye Yazarlar Sendikası üyesiyim. Kelimeler ve cümlelerin dünyasında gezinip okuyucunun hislerine tercüman olabilmek yazı serüvenimde en büyük amacım. Yazının iyileştirici gücüne inanıp yazmaya ve üretmeye devam etmek istiyorum. İstanbul'da yaşamaktayım ve iki çocuk annesiyim.