SOSYAL GÜDÜLER VE TOPLUMSALLIK 2
- Yazar: Doğan KARAAĞAÇ
- 3 Kasım 2026
- 12 kez okundu
SOSYAL GÜDÜLER VE TOPLUMSALLIK 2
Beğenilme, ilgi ve sevginin odağı olma, saygı görme isteği vb. sosyal duygularımızın ( sosyal güdülerimizin) muhatabı toplumdur.
Bu sosyal duygularımızın tatmini, karşılanması ve doyurulması için yaptığımız her şey, bu amaçla içine girdiğimiz her fiil toplum ile anlam kazanır.
Topluluk içinde olmazsak bu davranışlarımızın hiç bir değeri olmayacağından bunları yapma durumumuz olmaz.
Bu durumda sosyal duyguları tanımlarken bunları kişisel duygular olarak tarif ve tasnif etmek gerçekçi olmaz.
Toplumla olunmadığında oluşamıyorsa, oluştursan bile bir anlam taşımıyorsa, bir başına iken içine düşülmeyen halleri ifade ediyorsa, bu güdülere bireysellik atfetmek doğru olmaz.
Bu gerçeklikten dolayıdır ki bu güdülere bireysel güdü demiyor SOSYAL GÜDÜLER diyoruz.
Biyolojik güdülerimizin yarattığı istenç ve ihtiyaçlar ile toplumsallığın ürünü olan sosyal güdüler çoğu zaman uyumsuz ve çelişmelidir.
Bir bakıma birey bu her ikisi arasındaki çelişme ve uyumsuzluğun/ karşıtlığın yarattığı sıkıntılarla yaşam yolculuğunu sürdürür.
Tezat ve çatışma aslında biyolojik güdüler ile toplumsallık arasındadır.
Biyolojik güdülerin oluşum ve gelişimi, evrimi toplumsallıkla doğrudan bağıntılı değildir. Hatta toplumsallık ile hiçbir ilintisi yoktur.
İlk canlı hücrenin ve devamla tüm canlıların oluşumu ve evrimi tümüyle ve tamamıyla kimya ve fizik kanunlarının – nesnel koşulların – doğrudan ve kaçınılmaz sonucu ( ürünü) iken sosyal güdüler tümüyle ve tamamıyla toplumsal oluşun- insanlar arası ilişki ve münasebetlerin doğrudan sonucu ve ürünüdürler.
Birinci makalede izah ettiğimiz gibi
İnsanlaşmak toplumsallığın ürünüdür. Biyolojik güdüler insan olmaya yetmez ve onların varlığı insan olma sonucunu doğurmaz.
İnsanlaşmaya yol açan şey birden çok türümüz mensubunun biraradalıkdır.
Bu birarada olma halinin de zorunluluktan kaynaklandığını ilk makalede izah etmiştik.
Bu izahlar ışığında günümüz gezegeninde kaotik toplum düzenlerinin oluşumunda rol oynayan, mutsuz insan ve toplum gerçeğini doğuran güdülerin biyolojik mi yoksa sosyal güdüler mi olduğu sorununu açımlamak mümkündür.
Bencilliği dayatan biyolojik güdüler ile sosyalleşmeyi dayatan toplumsallık ürünü sosyal güdülerin oluşturduğu mengenede sıkışan türümüz mutsuzluktan kolay kurtulamaz.
Her ikisinden birini tercih etme, birinden birini yadsıma lüksüne sahip değildir.
Ne biyolojik güdüleri yok sayabilir- yadsıyabilir, ne de ( toplumsuz bir yaşamı başaramayacağından) sosyal güdüleri yadsıyabilir.
Böyle bir zorundalık karşısında insanın içine girdiği davranış kalıpları toplumsallık zemininde bencilliğini örgütleme ve yaşatma eğilimidir.
Tüm davranışlarında toplumdaki yansıması ile bencilliğini doyurma yoluna gider.
Devam edecek…
Doğan Karaağaç
Diğer yazılarımı okudunuz mu?

devamını bekliyorum hocam…
Merakla beklediğiniz 2. bölümde geldi. Kaleminize sağlık hocam.