SOSYAL GÜDÜLER VE TOPLUMSALLIK 2

SOSYAL GÜDÜLER VE TOPLUMSALLIK 2

SOSYAL GÜDÜLER VE TOPLUMSALLIK 2

Beğenilme, ilgi ve sevginin odağı olma, saygı görme isteği vb. sosyal duygularımızın ( sosyal güdülerimizin) muhatabı toplumdur.

Bu sosyal duygularımızın tatmini, karşılanması ve doyurulması için yaptığımız her şey, bu amaçla içine girdiğimiz her fiil toplum ile anlam kazanır. 

 

Topluluk içinde olmazsak bu davranışlarımızın hiç bir değeri olmayacağından bunları yapma durumumuz olmaz.

Bu durumda sosyal duyguları tanımlarken bunları kişisel duygular olarak tarif ve tasnif etmek gerçekçi olmaz.

Toplumla olunmadığında oluşamıyorsa, oluştursan bile bir anlam taşımıyorsa, bir başına iken içine düşülmeyen halleri ifade ediyorsa, bu güdülere bireysellik atfetmek doğru olmaz.

Bu gerçeklikten dolayıdır ki bu güdülere bireysel güdü demiyor SOSYAL GÜDÜLER diyoruz.

 

Biyolojik güdülerimizin yarattığı istenç ve ihtiyaçlar ile toplumsallığın ürünü olan sosyal güdüler çoğu zaman uyumsuz ve çelişmelidir.

Bir bakıma birey bu her ikisi arasındaki çelişme ve uyumsuzluğun/ karşıtlığın yarattığı sıkıntılarla yaşam yolculuğunu sürdürür.

Tezat ve çatışma aslında biyolojik güdüler ile toplumsallık arasındadır. 

Biyolojik güdülerin oluşum ve gelişimi, evrimi toplumsallıkla doğrudan bağıntılı değildir. Hatta toplumsallık ile hiçbir ilintisi yoktur.

İlk canlı hücrenin ve devamla tüm canlıların oluşumu ve evrimi tümüyle ve tamamıyla kimya ve fizik kanunlarının – nesnel koşulların – doğrudan ve kaçınılmaz sonucu ( ürünü) iken sosyal güdüler tümüyle ve tamamıyla toplumsal oluşun- insanlar arası ilişki ve münasebetlerin doğrudan sonucu ve ürünüdürler.

Birinci makalede izah ettiğimiz gibi

İnsanlaşmak toplumsallığın ürünüdür. Biyolojik güdüler insan olmaya yetmez ve onların varlığı insan olma sonucunu doğurmaz.

İnsanlaşmaya yol açan şey birden çok türümüz mensubunun biraradalıkdır.

Bu birarada olma halinin de zorunluluktan kaynaklandığını ilk makalede izah etmiştik.

 

Bu izahlar ışığında günümüz gezegeninde kaotik toplum düzenlerinin oluşumunda rol oynayan, mutsuz insan ve toplum gerçeğini doğuran güdülerin biyolojik mi yoksa sosyal güdüler mi olduğu sorununu açımlamak mümkündür.

 

Bencilliği dayatan biyolojik güdüler ile sosyalleşmeyi dayatan toplumsallık ürünü sosyal güdülerin oluşturduğu mengenede sıkışan türümüz mutsuzluktan kolay kurtulamaz.

Her ikisinden birini tercih etme, birinden birini yadsıma lüksüne sahip değildir.

Ne biyolojik güdüleri yok sayabilir- yadsıyabilir, ne de ( toplumsuz bir yaşamı başaramayacağından) sosyal güdüleri yadsıyabilir.

Böyle bir zorundalık karşısında insanın içine girdiği davranış kalıpları toplumsallık zemininde bencilliğini örgütleme ve yaşatma eğilimidir.

Tüm davranışlarında toplumdaki yansıması ile bencilliğini doyurma yoluna gider.

Devam edecek…

Doğan Karaağaç

Diğer yazılarımı okudunuz mu?

SOSYAL GÜDÜLER VE TOPLUMSALLIK          

Yorumlar (2)

  1. Yıldız TEK GAMLI dedi ki:

    devamını bekliyorum hocam…

  2. Ozan Kasım KOL dedi ki:

    Merakla beklediğiniz 2. bölümde geldi. Kaleminize sağlık hocam.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Doğan KARAAĞAÇ

O Dağ Yürekli (2011 yılında) Sewat (2012 yılında) adlı şiir kitapları yayınland1963 yılında Diyarbakır'a bağlı Çermik İlçesinin Ekrek (Köksal) köyünde çiftçi bir ailenin onuncu çocuğu olarak yaşama gözlerini açtı. İlk ve ortaokulu Çermik'te, sağlık kolejini Van'da okudu. Toplumcu- gerçekçi çizgide yazan yazarın;ı. Cendere adlı ilk romanı Ağustos 2020'de Cendere 2 adlı romanı 2021'de Alan yayıncılıktan çıktı. Cendere 3 adlı roman yazımını sürdüren yazarın Nisan 2023'te sağlıklı topluma giden yolu ve yeni bir yaşam modelinin önerisini ve insan doğasına dair yeni tezlerini de içeren İNSAN DOĞASI VE BÜYÜK ÜTOPYA adlı kitabı Alan yayıncılık tarafından yayınlandı. İNSAN DOĞASI VE KAOSTAN ÇIKIŞ adlı yeni bir çalışmayı sürdüren yazar, DİLSİZ DÜNYA adlı bu çalışması ile insanlık ailesinde doğru bir hayvan sevgisini yaratmayı amaçlamış ve doğru yaklaşımı tanımlamaya çalışmıştır. Türkiye PEN üyesi olan yazar iki çocuk babasıdır.