SONSUZLUĞA YAZILAN LİDER

SONSUZLUĞA YAZILAN LİDER

SONSUZLUĞA YAZILAN LİDER

GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK

 

Henüz gecenin hükmü sürerken,

Yıldızlar karanlığa mahkûm sanılırken,

Anadolu’dan güçlü bir ses yükseldi.

Bu ses, yalnızca bir insanın sesi değildi;

Çağların ardından gelen,

Bir milletin yeniden doğuşunun habercisiydi.

 

Samsun’da yurduma bir kıvılcım düştü,

Dalga dalga ufuklara yayıldı.

Dağlar hürriyetin adını yankıladı,

Nehirler bu büyük yürüyüşü taşıdı.

Ve Anadolu’nun küllerinden

Bir mücevher doğdu.

 

Gök kubbe şahit olsun!

Bu vatan kolay kurulmadı.

Her karışında bir dua,

Her taşında bir hatıra,

Her avuç toprağında

Adsız kahramanların fedakârlığı,

Vatan uğruna verilen şehitlerin hatırası vardı.

 

Sakarya’da zaman durdu,

Dumlupınar’da tarih ayağa kalktı.

Bir millet zincirlerini kırarken,

Sanki yeryüzünün kalbi

Anadolu’da atıyordu.

 

Sonra…

Bir sabah Cumhuriyet doğdu.

Karanlığın ardından yükselen bir güneş gibi,

Yalnız bugünü değil,

Geleceği de aydınlattı.

 

Bir kız çocuğunun gözlerinde umut,

Bir köy okulunda kitap,

Bir gencin zihninde bilim,

Bir milletin geleceğinde hürriyet oldu.

 

Ey büyük Atatürk!

Sen yalnızca geçmişte kalan bir isim değilsin.

Sen, geleceğe bırakılmış

Sonsuz bir ilerleme idealisin.

 

Adın bazen bir çocuğun

İlk öğrendiği cümlede,

Bazen bir öğretmenin

Yaktığı ışıkta yaşar.

 

Bazen ay yıldızlı bayrağın

Göğe uzanan dalgalanışında,

Bazen bir milletin

Başı dik yürüyüşünde…

 

Ve bilinsin ki:

Gezegenler kendi yörüngelerinde döner,

Yıldızlar milyonlarca yıl ışık saçar,

Galaksiler karanlıkların içinden geçer,

Evren sürekli değişir.

 

Ancak bazı ışıklar vardır,

Evrenin sınırlarını aşar.

Bazı isimler vardır;

Yalnızca bir millete değil,

Bir çağın tarihine yazılır.

 

Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Atatürk…

Sen yalnızca bir yıldız değilsin;

Karanlıkta yön arayanlara

Aydınlığı gösteren bir ufuksun.

 

Sen yalnızca bir güneş değilsin;

Bir milletin kendi ışığını

Kendi elleriyle yakabileceğini gösteren bir öndersin.

 

Ve senin bıraktığın emanet,

Yalnızca sözlerde, bir heykelde

Ya da bir kitapta değil…

 

O emanet;

Özgürce düşünen akılda,

Bağımsız yaşayan yurtta,

Bilime uzanan elde,

Cumhuriyeti koruyan yüreklerde yaşar.

 

Gün gelir yıldızlar söner,

Gün gelir çağlar değişir,

Gün gelir dünya yeni bir zamana uyanır…

Ancak Anadolu’nun göğünde

Bir isim asla sönmeyecektir.

 

Sultan Kızı der ki:

O isim yalnızca tarihe yazılmadı.

Bir milletin kalbine,

Bir Cumhuriyetin temel taşına,

Ve sonsuzluğun karanlığına karşı

Yanan bir meşale gibi

Evrene yazıldı.

 

MUSTAFA KEMAL ATATÜRK.

29 Ekim Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun!

Sultan Kızı

Nurten Ergin 

Diğer yazılarımı okudunuz mu?

YÜREĞİNDE BÜYÜYEN YANGIN

 

 

Yorumlar (3)

  1. Yıldız TEK GAMLI dedi ki:

    Ne mutlu Türk’üm diyene…

    1. Anonim dedi ki:

      Teşekkür ederim güzel yüreğinize sevgiyle iyiki varsınız

  2. Ozan Kasım KOL dedi ki:

    Yüreğinize sağlık

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

NURTEN ERGİN

NURTEN ERGİN Mahlası: Sultan Kızı 20 Şubat 1971 tarihinde Hatay'ın Antakya ilçesinde, yedi kişilik mazbut bir ailenin üçüncü çocuğu olarak dünyaya gelen Nürten Ergin, Sultani Hanım'ın kızıdır. Şiir dünyasında ise annesi Sultani Hanım'ın adını yaşatmak amacıyla “Sultan Kızı” mahlasını kullanmaktadır. İlkokul mezunu olan şairin eğitim hayatı, ailesinin yaşadığı maddi sıkıntılar nedeniyle oldukça zorlu geçti. Okullar açıldıktan yaklaşık iki ay sonra okula başlayabiliyordu; çünkü o dönemde ailesiyle birlikte Adana'ya pamuk toplamaya gidiyordu. Pamuk toplama işi bittikten sonra okula döner, ancak okullar kapanmadan 40 gün önce ailesiyle birlikte çalışmak için Mersin'e giderdi. Ailesine destek olmak amacıyla küçük yaşlardan itibaren çalışmak zorunda kalan Nürten Ergin, ilkokulu beş ayrı okulda okudu. Her eğitim yılında iki ayrı okulda öğrenim gördüğü zamanlar oldu. Kız kardeşine kıyasla okula daha fazla devam edebildiği için kendisini bu konuda daha şanslı görüyordu. Henüz 11 yaşındayken çalışma hayatına atılan Nürten Ergin, 13 yaşına geldiğinde farklı şehirlerde çalışmaya başladı. Adana, Mersin, Antalya, Mut ve Çanakkale başta olmak üzere daha nice şehirde çalışarak hayat mücadelesini sürdürdü. Küçük yaşta hayatın sorumluluklarıyla tanışan şair, ailesiyle birlikte verdiği emeklerle büyüdü ve yaşamın zorluklarını erkenden öğrendi. Çocukluk yıllarından itibaren iki büyük hayali vardı: hemşire olmak ve kitap yazmak. Maddi imkânsızlıklar nedeniyle hemşirelik hayalini gerçekleştiremese de kitap yazma ve şiir tutkusu hiçbir zaman sona ermedi. Hayatın kendisine sunduğu zorluklara rağmen hayallerinden vazgeçmedi. 18 yaşında Mehmet Bey ile dünya evine giren şair, 14 kişilik bir aileye gelin gitti. Genç yaşta büyük sorumluluklar üstlenen Nürten Ergin, ev işlerinin yanı sıra bahçe işlerinde ve hayvanların bakımında da ailesine yardım ediyordu. Çocuk yaşlardan itibaren çalışmaya alışmış olan şair, evlilik hayatında da emek vermeye ve sorumluluklarını yerine getirmeye devam etti. Üç erkek çocuk annesi ve dört torun babaannesi olan Nürten Ergin, aile hayatının yanı sıra şiir çalışmalarını da sürdürdü. Eşinin işi nedeniyle yaklaşık 15 yıl Suudi Arabistan'da yaşayan şair, gurbet yıllarında da şiirden kopmadı. Hayalleri, özlemleri, yaşadığı acılar, sevinçler ve hayat mücadelesi dizelerine yansıdı. Yaşam boyunca edindiği tecrübeler, şiirlerinin duygusal derinliğine katkıda bulundu. Şiirleri çeşitli gazete ve dergilerde yayımlanan Nürten Ergin – “Sultan Kızı”, televizyon ve radyo programlarına konuk olarak şiirlerini ve edebiyat yolculuğunu okuyucularla ve dinleyicilerle paylaştı. Nürten Ergin, edebiyat çalışmalarının yanı sıra sosyal ve kültürel faaliyetlerde de aktif olarak yer almaktadır. HAKSEMDER Derneği yönetiminde görev alan şair, aynı zamanda Türk Halk Müziği Korosu'nda yer almaktadır. Daha önce Deprem Anneleri Hatay Mozaik Korosu'nda da yer alarak müzik ve kültür alanındaki çalışmalara katkıda bulunmuştur. Şiire, müziğe ve sanata duyduğu sevgiyle çalışmalarını sürdürmektedir. Şair, bugün Antakya'da hayatına devam etmekte ve şiir çalışmalarını sürdürmektedir. ESERLERİ - Hayallerimi Bağışlıyorum - Özgürlüğün Hece'si Ödülü: Özgürlüğün Hece'si adlı eseri, Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinde 20 şairin katıldığı değerlendirmede birincilik ödülüne layık görülmüştür. KATILDIĞI ANTOLOJİLER 1. Bir Avuç Şair Bir Avuç Şiir 2. Demlenmiş Şiirler Güldestesi 3. Şahı Şiirler 4. Cendere Şiir Antolojisi 2 5. Bizim Ece Şairler Antolojisi 6. Cumhuriyet'in 100. Yılında Atatürk ve Cumhuriyet Şiirleri Güldestesi 7. Mustafa Kemal Atatürk Evrensel Ölümsüz Şairler Antolojisi