HEPİMİZ SORUMLUYUZ
- Yazar: Filiz TEZERDİ
- 8 Ekim 2026
- 16 kez okundu
HEPİMİZ SORUMLUYUZ
Bir çocuğun okuldan eve sağ salim dönmesi, bugün üzerine köşe yazısı yazacağımız bir konu olmamalıydı.
Ama yazıyoruz.
10 yaşındaki bir kız çocuğu, 15 yaşındaki başka bir kız çocuğunun gerçekleştirdiği saldırıda hayatını kaybetti. Bir çocuğun hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan böyle bir olayın ardından yalnızca “Neden oldu?” diye sormak yetmez. Biraz daha geriye bakmak, çocuklarımızı nasıl yetiştirdiğimizi düşünmek gerekiyor.
Çünkü çocuk yetiştirmek artık sadece anne babanın omzundaki bir mesele değil.
Bugünün anne babası çalışıyor. Geçinmek, faturaları ödemek, çocuklarının ihtiyaçlarını karşılamak için çoğu zaman günün büyük bölümünü işte geçiriyor. Eve geldiğinde yorgun. Çocuğuna ayırmak istediği zaman, hayatın telaşına yeniliyor.
Sonra çocuk okulda, anne baba işte.
“Nasıl olsa okulda” diyoruz.
Belki de ilk yanlış burada başlıyor.
Çünkü okul, çocuğun ailesinin yerine geçemez. Öğretmen de anne babanın bıraktığı her boşluğu dolduramaz.
Ama diğer taraftan öğretmenin üzerine de bütün sorumluluğu bırakamayız.
Bugün bir öğretmenin sınıfta yalnızca ders anlatması beklenmiyor. Çocuğun davranışını takip etmesi, zorbalığı fark etmesi, öfkesini kontrol edemeyen öğrenciyi anlaması, aileyle iletişim kurması bekleniyor. Bütün bunları yaparken de kalabalık sınıflar, yoğun müfredat ve sınırlı imkânlarla mücadele ediyor.
Bir sorun çıktığında ise herkes dönüp “Kim fark etmedi?” diye soruyor.
Belki de daha önce sormamız gereken soru şu:
Fark edebilmek için çocuklara ne kadar alan açtık?
Çünkü zorbalık bir anda ortaya çıkmıyor. Bir çocuğun sürekli dışlanması, aşağılanması, tehdit edilmesi, arkadaşlarına zarar vermesi çoğu zaman küçük işaretlerle başlıyor.
Biz ise bazen “Çocuklar arasında olur.” diyerek geçiyoruz.
Olmamalı.
Aynı şekilde çocuklarımızın her davranışını da savunmamalıyız.
Çocuğumuz öğretmeninden bir uyarı aldığında hemen öğretmeni suçlamak, olayın ne olduğunu sormadan şikâyet etmek, çocuğun yaptığı yanlışı görmesini engelliyor. CİMER’e yazmak kolay; önce çocuğa “Sen ne yaptın?” diye sormak daha zor.
Elbette çocuklarımızı koruyacağız. Haksızlığa uğradıklarında yanlarında olacağız. Ama korumak, her koşulda haklı çıkarmak değildir.
Çocuğun da hata yapabileceğini kabul etmek gerekiyor.
Çünkü çocuklar yalnızca sevilerek değil, sınırlarla da büyür.
Eğitim okulda devam eder, ahlak evde başlar.
Çocuğa başkasının canının kendi canı kadar değerli olduğunu, bir başkasının sınırına saygı göstermesi gerektiğini, öfkelendiğinde şiddete başvuramayacağını önce evde anlatacağız.
Fakat eğitim sisteminin de kendine bakması gerekiyor.
Çocuklarımızı sınavlara hazırlamak konusunda oldukça sistemliyiz. Peki birbirleriyle ilişkilerini, öfkelerini, yalnızlıklarını, zorbalığı nasıl ele alıyoruz?
Bir çocuğun matematik notunu takip ediyoruz da ruh hâlini ne kadar takip ediyoruz?
Belki asıl eksik burada.
Çocuklarımızın hayatında aile var, okul var, öğretmen var, arkadaşları var, sosyal medya var, yaşadığı çevre var. Hepsi birbirini etkiliyor.
Bu nedenle yaşanan her olayda tek bir suçlu aramak bize kolay bir cevap verebilir ama gerçek bir çözüm getirmez.
Anne babanın sorumluluğu var.
Öğretmenin var.
Okulun var.
Eğitim sisteminin var.
Çocuğun, büyüdükçe kendi davranışlarının sorumluluğunu öğrenmesi gerekiyor.
Toplumun da var.
Çünkü çocuklar bizim söylediklerimizden çok, yaptıklarımızı görüyor. Şiddeti nasıl konuştuğumuzu, öfkelendiğimizde nasıl davrandığımızı, güçsüz gördüğümüz insana nasıl baktığımızı izliyor.
Sonra büyüyorlar.
Bu yüzden 10 yaşındaki bir çocuğun ölümü karşısında yalnızca “Çocuklarımız güvende değil.” demek yetmez.
Çocuklarımızı nasıl bir dünyanın içine büyüttüğümüzü de sormalıyız.
Belki bugün hepimizin yapması gereken, kendi payına düşen sorumluluğa bakmak.
Anne baba çocuğuna zaman ayırmaya çalışacak.
Çocuk yaptığı davranışın sonucunu öğrenecek.
Öğretmen yalnız bırakılmayacak.
Okul sadece ders verilen bir bina olmaktan çıkacak.
Eğitim sistemi çocuğu yalnızca sınava hazırlamayacak.
Toplum da şiddeti sıradanlaştırmayacak.
Çünkü çocuklarımızı gerçekten korumak istiyorsak, onları sadece tehlikelerden uzak tutmaya değil, iyi insan olmayı öğrenebilecekleri bir dünya kurmaya ihtiyacımız var.
Filiz Tezerdi
Diğer yazılarımı okudunuz mu?
HAYAT VE KADIN

gerçekten hepimiz sorumluyuz…
Herkes dikkat etmeli. Yüreğinize sağlık