HAYRETTİN KARACA BİYOGRAFİ -5
- Yazar: Yıldız TEK GAMLI
- 10 Ekim 2026
- 26 kez okundu
HAYRETTİN KARACA BİYOGRAFİ -5
TOPRAKSEVER HAYRİ
Biz çocukken geri dönüşüm kutuları yoktu, kutu kutu binalarda yaşamıyorduk. İçinde küçük bir avlusu olan, iki katlı, ahşap evlerde otururduk. (Bandırma evleri) Ekmeğimizi annem pişirir, sadece bayram sabahları fırından tahinli çörek alırdık.
Bahçemizde meyvemizi, sebzemizi yetiştirir, tavuğumuzun yumurtasını yer, unu değirmenden, sütü sütçüden, eti kasaptan alırdık. Parayı kazanan babalar olsa da evi geçindiren annelerdi.
Sobamızda odun yanar, hem ısınır hem yemeğimizi pişirirdik. Sobanın külü mahallenin bir köşesine yığılır; tavuklar bitlerini temizler, sebzelere bir böcek düşse o kül suyla karıştırılıp domatese, bibere, fasulyeye serpilirdi.
Zeytinyağı tenekesi atılmaz, balkonda sardunyalar, küpeliler, begonyalar için saksı olurdu. Yediğimizden arta kalanlar ya hayvanlara yem olur ya da toprağa gömülüp tekrar toprağa katılırdı.
Herkes yoksuldu ama hiç kimse aç değildi. Kimin ne ihtiyacı varsa evin hanımları bilir, her gün pişen yemekten mutlaka bir kap kimse görmeden komşuya verilirdi.
Annem hep “Komşusu açken evde tok uyuyan bizden değildir.” derdi. O günlerde anladım ki; bitmez dediğimiz her şey bir gün bitebilir ama üretirsek, paylaşırsak, tekrar doğaya verirsek toprak bize yine yine verir. Aç olmayız, yok olmayız…
Toprağın bol olsun annem…
Hayrettin Karaca’dan İnciler
– – 150.000 kilometre belki daha fazla yol yaptım ama ağaç görmeye, toprakla uğraşmaya doyamadım.
– – Bilgili olacaksın. Çok oku, çok yaz ama bildiklerini insan ayrımı yapmaksızın paylaş. Elbette bilgili olduğumuz kadar ilgili de olmamız gerekli. En önemlisi tepki. Üzerinize vazife olmayan işlere karışın.
– Bir, çok güçlüdür. Bir olmadan örnek olmaz, birlik olmaz.
– – Artık görevimizi gençlere bıraktık…
Hayrettin Karaca
TEMA Kurucusu
4/Nisan/1922- 20/Ocak/2020
Ruhuna minnetle, saygıyla…
Yıldız Tek Gamlı
Diğer yazılarımı okudunuz mu?

yorumlarınızı bekliyorum
Bu değerde ki insanlar nadir bulunurlar. Kıymetlerini yaşarken bilmek gerek.
Sıcak bir yazı. Anılara, eski günlere, paylaşmaya yönlendiren ve şimdilerde görülmeyen. Kaleminize sağlık…