GÖĞÜN YÜZÜNÜN ALTINDA GİTMELER KALMALAR…

GÖĞÜN YÜZÜNÜN ALTINDA GİTMELER KALMALAR…

GÖĞÜN YÜZÜNÜN ALTINDA 

GİTMELER- KALMALAR…

Gökyüzüyle yakınlaşmam düşlerimde başladı ilkin. Çıkar ilişkisi bizimkisi; ben ona düşlerimi veriyordum, o bana sonsuzluğu… Mutlu mesuttuk yani. 

Bulutlar kayığım oradan oraya gidiyordum, rüzgarı da arkama alıp, yerde bulamadıklarımın peşi sıra. Sonsuzluktu, benim için bir ihtimaller deniziydi. Koca bir boşluk: İçine ne istersen koy, dolduramazsın ki… Hayal mi kurmak istiyorsun? Çok basit; kaldır başını, yeter. Yukarıda devasa bir bahçe, açık büfe seni bekliyor…

Öyle bütünleşmiştik ki ben bir şeye kızmışsam şimşeklerini gönderirdi dünyaya, kasırgalar peşi sıra ya da ben öyle sanıyordum, belki empati dedikleri. Bunaldığımda hemen sabah olurdu. Birbirimizin dilinden anlıyorduk yani. Hatta tüm gün beraberdik, dikkatim ondaydı hep. 

Karanlık çökünce sessizleşirdi, haliyle göremezdim onu ama o, beni görürdü. Bana ışık olsun diye ayı ve yıldızları bırakırdı, bir de umut olsunlar diye… Onun işi de zor; mevsimler başının belası, hep bir mücadele. Duygularına hakim olamıyor bazen; yağmurlar, karlar, dolular, sisler, hatta fırtınalar… Hep bir telaş ama! Neyse ki baharların ardı yaz; işte o zaman gülen yüzünü güneşle gösteriyor arkadaşım.

Aslında beni onunla ilk tanıştıran hayat hocam teyzemdi. Geceleri görüşüyoruz; yıldızlara  karıştı bir süre önce… Önce düş kurmayı öğretti, sonra da “Hep bir ihtimal daha vardır;  dara düştüğünde göğe sor. Zaten göğe bakanın umudu hiç eksik olmaz, bilesin” dedi. Dediğini yaptım; dertleştim de haykırdım da daima…

Herkesin gökyüzü kendine güzel. Benim düşünceli hallerim, onunsa pamuk şekeriydi. Bizim gökyüzümüzde uçurtmalarımız uçardı hep, mavinin huzurunda. Resimler çizerdik gözlerimizi kırparak…

Gökyüzüyle ilgili anlattığın hikayeler geliyor hep aklıma.

Var mı böyle beni gökyüzüyle baş başa bırakıp gitmeler bilinmeze. Şimdi kanatsız bir kuşum, uçamayan. Gökyüzüm hep fırtınalı bu sıralar… Zor nefes alıyorum ve başımı kaldıramıyorum artık sana…

 

Yaşar Can

Dörtİz

Diğer yazılarımı okudunuz mu?

BİR OLMAZA KAPILDIM

 

 

Yorumlar (1)

  1. Yıldız TEK GAMLI dedi ki:

    nasıl çocuksu bir dille anlatmışsınız gökyüzünü, çocuk yüreğiniz solmasın…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yaşar CAN

Yaşar CAN; İstanbul’dan sonra İzmir’de de 15 yılı devirdi. Evli ve bir kız çocuğu babasıdır. Hayatı anlamak ve anlamlandırmakta ısrarlıdır. Reklamcılık, kahvecilik, çiftçilik, turizm ve lojistik sektörünün yanı sıra bir meslekten sayılmasa da gemileri yakmakta da üstüne yoktur. En sevdiği takısı gülümsemesidir. Motto’su “Yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek”. Yazmakta yeni ama içindeki fırtınalar dinecek gibi değil…