Elitizim:Toplumsal Çözülmenin Gölgesindeki Yeni Dünya
- Yazar: Yusuf DAL
- 25 Mart 2026
- 29 kez okundu
Elitizm: Toplumsal Çözülmenin Gölgesindeki Yeni Dünya
Elitizm (seçkincilik); toplumun eğitim, yetenek, zeka veya servet açısından üstün olduğu kabul edilen küçük bir azınlık (elit) tarafından yönetilmesi gerektiğini savunan siyasi ve sosyolojik bir görüştür. Halkın doğrudan yönetimi yerine, “seçkinlerin” karar alma süreçlerinde öncü ve belirleyici olmasını esas alır.
Bugün, daha nitelikli bir demokrasi ihtiyacının tartışıldığı ortamlarda; klasik elitizmin kurucu isimleri olan Vilfredo Pareto, Gaetano Mosca ve Robert Michels gibi yazarları anmak ilk bakışta şaşırtıcı gelebilir. Ancak günümüzde seçkincilik, hayatımızın her alanını kuşatmış, hatta en küçük birim olan ailemizin içine kadar sızmıştır. Film sektörü, reklamlar ve sosyal medya içerikleriyle parlatılan bu “seçkincilik yarışı”, artık önüne geçilemez bir boyuta ulaşmıştır.
Esasen halktan kopuk ve ayrıcalıklı bir düşünce yapısına sahip olduklarını sanan bu gruplar, 21. yüzyıl dünyasında yaşanan birçok savaşın ve gözyaşının da asıl müsebbibidir. Elitler ile halk arasında giderek derinleşen bu düşünce ayrımı, tüm dünyayı yalnızlaştıran bir çatışma ortamına zemin hazırlamaktadır.
Adliye koridorları bu durumun en somut örneğidir. Her sabah yeni bir operasyon haberiyle uyanıyoruz: Madde kullanan ünlüler, yasa dışı bahis ve iddia kaynaklı kara para aklayanlar… Ülkenin dört bir yanı, adeta bir perdenin ardına gizlenmiş karabasan gibi üzerimize çökmektedir. Ne yazık ki artan ekonomik kaygılar, yoksulluk ve çaresizlik; siyasi gündemi irdelemekten uzak, tamamen elitist bir yapıya bürünmektedir.
Seçkinlerin adaleti, seçkinlerin koltukları ve seçkinlerin bencilliği yüzünden her gün binlerce insan hayatını kaybediyor. Toplumsal uzlaşının zayıfladığı bu dönemde, hem bölgesel hem de jeopolitik konumumuz gereği; birleştirici bir dile, kaynaşmaya ve ortak bir üsluba her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyuyoruz.
Dünya artık o eski huzurlu günlerine dönmekte zorlanacak. Artan şiddet, bitmek bilmeyen savaşlar ve enerji politikaları, insanları birbirinden hiç olmadığı kadar uzaklaştırdı. Yeni dünya düzeninde yine elitistler sahnede; ancak dünyayı şekillendirme politikaları her zaman istedikleri sonucu vermiyor. Kurulmaya çalışılan bu düzen, yoksulu daha da yoksul bırakacak bir operasyona dönüşmektedir.
İnsanın insana daha fazla ihtiyaç duyacağı günler çok uzak değil. Sevginin yerini nefretin, kardeşliğin yerini kapitalist bir yaşam biçiminin aldığı bu süreçte, “yeni dünya düzencileri” durmayacaktır. Toplumları ayrıştırmaya, savaşlar çıkarmaya ve stratejik coğrafyalardaki yer altı kaynaklarına el koymaya devam edeceklerdir.
Eğer ülke içinde bölünmeden tüm kaynaklarımızı koruma altına almazsak, ödeyeceğimiz bedel savaşta kaybedilmiş bir toprak parçasından çok daha ağır olacaktır.
Yazar: Yusuf Dal
Editör: Elif Ünal Yıldız
Daha önceki yazılarımı okudunuz mu?

harika bir yazı hocam, fark etmişsiniz ki dünyada bir şeylerin üstü örtülürken mutlaka tanınan insanlarla ilgili skandallar çıkar ve toplum bunu yutarken biz fark etmeden esas olan yapılmıştır bile...