TÜRK GENÇLİĞİNE BIRAKILAN EMANET
- Yazar: Yusuf DAL
- 28 Ekim 2026
- 22 kez okundu
TÜRK GENÇLİĞİNE BIRAKILAN EMANET
Cumhuriyet’e sahip çıkmak artık bir tercih değil, sorumluluktur!
“Ey Türk gençliği! Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyeti’ni, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir.”
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Nutuk’un sonunda yer alan Gençliğe Hitabesi, aradan geçen yıllara rağmen bugün de yolumuzu aydınlatmaya devam ediyor.
Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bundan 103 yıl önce Türk milletine ve gençliğine bıraktığı en büyük emanetlerden biri olan Türkiye Cumhuriyeti, bugün bizlere önemli sorumluluklar yüklüyor. Cumhuriyet’i kuran irade, onu yaşatacak ve daha ileriye taşıyacak nesillere tarihî bir görev bırakmıştır. Peki, bizler bu emanete ne kadar sahip çıkabiliyoruz?
Bugün Avrupa’nın birçok ülkesinde gençler ve öğrencilerin sokaklara çıkarak seslerini duyurmaya çalıştığını görüyoruz. Eğitimde fırsat eşitsizliği, işsizlik, hayat pahalılığı, yüksek kiralar ve geleceğe ilişkin kaygılar, genç kuşakların ortak sorunları arasında yer alıyor. Hükümetler zaman zaman sert güvenlik tedbirlerine başvursa da gençlerin taleplerini yalnızca güvenlik önlemleriyle ortadan kaldırmak mümkün olmuyor.
Fransa’da eğitim koşulları ve kaynak yetersizliği üzerinden gündeme gelen öğrenci eylemleri, Belçika’da eğitim politikalarına ilişkin tepkilerle; İtalya’da ise üniversite yaşamının maliyeti ve barınma sorunlarıyla birlikte tartışılıyor. İspanya ve Portekiz’de yüksek konut fiyatları ve kiralar gençlerin geleceğe ilişkin endişelerini artırırken, Avrupa’nın farklı ülkelerinde gençler daha adil ve güvenli bir yaşam talep ediyor.
Elbette her ülkedeki eylemlerin nedeni aynı değil. Ancak ortak bir gerçek var:
Gençler, gelecekleri hakkında söz sahibi olmak ve sorunlarına kalıcı çözümler üretilmesini istiyor.
Peki, ülkemizde durum çok mu farklı?
Türkiye’de gençliğin umudu nerede?
Ne yazık ki ülkemizde gençlerimizin geleceğe ilişkin kaygıları giderek büyüyor. İşsizlik, ekonomik sıkıntılar, eğitimde fırsat eşitsizliği ve yüksek kira bedelleri, gençlerin yaşamını doğrudan etkiliyor.
Üniversite hayali kuran bir öğrenci, ailesinin ekonomik imkânları yetersiz olduğu için istediği eğitime ulaşamıyorsa; eğitimini tamamlayan bir genç, emeğinin karşılığını alabileceği bir iş bulamıyorsa; kendi ayakları üzerinde durmak isteyen gençler, barınma ve geçim kaygısıyla mücadele ediyorsa hepimizin durup düşünmesi gerekiyor.
Gençlerimize yalnızca sabretmelerini söylemek yeterli değildir. Onlara fırsat eşitliği sunmak, liyakati esas almak, nitelikli eğitimi erişilebilir kılmak ve insanca yaşayabilecekleri bir gelecek oluşturmak zorundayız.
Türk gençliği artık ayrışma değil, birlik; adaletsizlik değil, eşit yurttaşlık; boş vaatler değil, somut adımlar bekliyor.
Ülkeyi yönetenlerin, gençlerin sorunlarına kulak vermesi ve çözüm üretmesi gerekiyor. Çünkü gençlerin sesini duymak, yalnızca bugünün sorunlarını çözmek değil, ülkenin yarınlarını da güvence altına almaktır.
Atatürk’ün emaneti, hepimizin sorumluluğudur.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Gençliğe Hitabesinde Cumhuriyet’in ve bağımsızlığın karşılaşabileceği tehlikelere dikkat çekmiş, Türk gençliğine tarihî bir sorumluluk yüklemiştir. Bu hitabe, yalnızca geçmişten kalan bir metin değil, gelecek kuşaklara bırakılmış güçlü bir çağrıdır.
Cumhuriyet’e sahip çıkmak, yalnızca bayramlarda Atatürk’ü anmakla sınırlı değildir. Cumhuriyet’i yaşatmak; hukukun üstünlüğünü, adaleti, eşit yurttaşlığı, laik ve bilimsel eğitimi, düşünce özgürlüğünü ve millet iradesini savunmakla mümkündür.
Atatürk’ün bizlere bıraktığı mirası anlamak, onun gösterdiği çağdaş uygarlık hedefini gerçekleştirmek için çalışmayı gerektirir. Gençlerimizin özgürce düşünebildiği, haklarını kullanabildiği ve geleceklerine güvenle bakabildiği bir Türkiye inşa etmek hepimizin ortak sorumluluğudur.
Atatürk’ün Gençliğe Hitabesinde dile getirdiği uyarılar, bugün de Cumhuriyet’in değerlerini korumanın önemini hatırlatıyor. Bu nedenle gençlerimize düşen görev kadar, onları yetiştiren topluma ve ülkeyi yönetenlere de büyük sorumluluklar düşüyor.
Artık silkelenme ve Cumhuriyet’e sahip çıkma zamanı!
Türkiye’nin ihtiyacı, gençleri ayrıştırmak değil, ortak değerler etrafında buluşturmaktır. İhtiyacımız olan şey, sorunları görmezden gelmek değil, çözüm üretmektir. Gençlerimizin umutlarını kaybettiği değil, hayallerini kendi ülkelerinde gerçekleştirebildiği bir Türkiye’yi hep birlikte inşa etmeliyiz.
Unutmayalım ki bir ülkenin en büyük gücü, geleceğine inanan gençleridir. Gençlerin umudunu kaybettiği bir toplum, geleceğini tehlikeye atar.
Cumhuriyet’i bizlere emanet edenlerin mücadelesini anlamak ve bu emaneti gelecek nesillere daha güçlü bir şekilde aktarmak zorundayız. Bunun yolu, Cumhuriyet’in temel değerlerine bağlı kalmaktan, adaleti ve eşitliği güçlendirmekten, eğitimi ve bilimi rehber edinmekten geçiyor.
Bugün silkelenme, kendimize gelme ve Cumhuriyet’e her zamankinden daha fazla sahip çıkma zamanıdır. Atatürk’ün bizlere bıraktığı emaneti korumak, yalnızca geçmişimize karşı değil, geleceğimize karşı da bir sorumluluktur.
Çünkü Cumhuriyet, yalnızca geçmişimizin mirası değil, çocuklarımızın ve gençlerimizin geleceğidir.
Ülkemizin birliğine, bağımsızlığına ve Cumhuriyet’in temel değerlerine sahip çıkalım. Gençlerimize umut, çocuklarımıza güven, gelecek nesillere ise onurlu bir Türkiye bırakalım.
Ülkemize sahip çıkıyoruz. Çünkü başka bir Türkiye yok!
Yusuf Dal
Diğer yazılarımı okudunuz mu?

Atamızın izinde Cumhuriyet bilincinde…
Ne Mutlu Türküm Diyene sonsuza kadar yaşasın Cumhuriyet yüreğinize emeğinize sağlık hocam
Yüreğinize sağlık.