SON KALEM

SON KALEM

SON KALEM

Yaşadığım hayatı, söylediğim sözü hiç unutmadım. Eskiye dair olanları, geçmişe ait hayal meyal hatırladığım aileme dair şeyleri de unutmadım.

Bir ağustos zamanı… Doğumumdan önce bile kaosun içinde olan ve o kaosun içine doğan ben… Hayata zaten yenik başlayan, hep hayatın eksik yanlarını gören, sıfırdan gelmiş olan ben…

Ben, hep en küçük mutlulukları bile o kadar yücelttim ki geride bıraktığım karanlığı hiç görmedim. Eskiden gördüğümüz şiddeti, yoksulluğu, açlığı, kaosu görmedim. İnsan beyni ne garip; kötü anıları hatırlamaz ama mutluluk kırıntısı olanları bile hatırlar.

Bu yazıyı yazarken gerçeklerle yüzleşiyorum. Bir ailem olmadığını, bir kardeşim olmadığını, sadece köle olarak var olursam var olabileceğimi anladığım o anla yüzleşiyorum. Demiyorlar bana, “Oğlum, nasılsın? Kardeşim, nasılsın? Yeğenim, nasılsın?” Annem de demiyor, diyemiyor çünkü öldü. Geride nasıl bir şey bıraktığından bile haberi yok.

Doğruları söylesem yüzlerine, anlayacaklar mı? Ar damarı dediğimiz şey var mı? Herkes inkâr ediyor.

Peki, geride kalanlar… Pardon, geride kalan tek kişi… Ne bir ailesi olan ne de kendine yeten… Ailende bile bir şey yaptığın kadar varsın.

Onca başarım var. Sayısını bilmediğim kadar… Çoğu insan sever beni, sayar. Belki güçlü yanımdan korktukları için, belki yüzüme konuşamadıkları için… Ama biliyorum, beni bir yerde seven, kabullenen insanlar var.

Geçen unvanlardan bahsetmiştim ya… Evet, benim de unvanım var. Bana BEY diyorlar. Ben unvan sevmiyorum. Eskiden birinin saygı duyulan biri olduğunu, toplum içine girdiğinde diğerlerinin ayağa kalkmasından anlardık ya… Benim adımı duyanlar bile bir güvenin, garantinin olduğunu biliyor.

Ama ne yaparsam yapayım, kendi ailem dediğim şeye yaranamıyorum. Dünyayı altın tepside sunsan bir memnuniyetsizlik, bir beğenmemezlik yaparlar.

Peki, soruyorum: Bu zamana kadar yaptıklarınızla yüzleşmeye hazır mısınız? Ben hazırım. Benim söyleyeceklerimden korkmuyor musunuz?

O yıktığınız son kaleyim ben. Sonum.

Ve eğer ölürsem, kimse beni onlara vermesin. Kimsesiz bir mezarda, adımın bile belli olmadığı bir taş koyun. Belki iyi insanlar gelip dua eder.

Ve şunu biliyorum: Ben bu hayattan gidersem, adına aile dediğim kalan iki üç kişi sorumludur. Bunlar yaşatmadılar çünkü onlar asıl kötü olandı.

Barış Bekmez

Diğer yazılarımı okudunuz mu?

Bıraktığın Yerde Asılı Zaman 

Yorumlar (4)

  1. Yıldız TEK GAMLI dedi ki:

    ne çok çektin be oğlum… çek çek bitmiyor…

  2. Yıldız TEK GAMLI dedi ki:

    artık mutlu ol tamam mı?

  3. Ozan Kasım KOL dedi ki:

    Yüreğine sağlık

  4. Ebru Zeynep Disiacik dedi ki:

    Kaleminize sağlık

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Barış BEKMEZ

Adana’da dünyaya gelmiştir. İlköğretimini İstanbul ve Gaziantep’te tamamlamıştır. Bu süreç sonrasında yüksek öğrenimi için Istanbul'a gelmiş ve yüksek öğrenimini burada gerçekleştirmiştir. 2017 yılında tekrar Adana’ya kesin dönüş yapmış burada radyo ve mizah üzerine çalışmaya devam etmektedir.