Hinduizm…

Hinduizm…
  • ÇOK TANRILI DİN HİNDUİZM

Hint coğrafyası çok köklü bir tarihi olmakla birlikte çok kez yenilenmiş en eski medeniyetlerinden biridir. Hindu kelimesi Sindu’dan türemiştir. M.Ö 800’lü yıllara kadar uzanır. İlk olarak 1820’lerden itibaren kullanılmaya başlamıştır. Kendilerini, başka dinlerden ayırt etmek amacıyla Hintliler tarafından benimsenmiştir.

Eski hindu geleneklerinde bir kadının kocası erkenden ölürse kadın dul kalırsa o kadın kocasının cesedi ile birlikte yakılırmış. Fakat şimdilerde bu ve buna benzer kurallar kullanılmamaktadır.

Hinduizm’in özeti ne olacak diye soruyorsanız “OM” hecesidir. Peki nedir bu “OM” hecesi?

Bir Hindu’nun günlük hayatının her tarafına etki etmiş olup, her eyleminde kendine yer etmiştir. Başka bir deyişle “OM” hecesi Hindu inancında bir besmele niteliğindedir. Kutsal kitap olan Upanişad ( Hinduizm’in felsefi durumunu inceler.) “OM” hecesi çok sık yer almakla birlikte genellikle Chandogya Upanişad’ta herşeyin özü olduğunu şu sözle anlatır.

“Tüm varlıkların özü toprak,

Toprağın özü su,

suyun özü bitkiler,

Bitkilerin özü insan,

İnsanın özü söz,

Sözün özü Rigveda,

Rigveda’nın özü Samaveda,

Samaveda’nın özü Udgitha,

Udgitha ise OM’dur.

Ayrıca aynı bölümde  ” İnsanlar ‘OM’ hecesi üzerine meditasyon yapsınlar” sözü aktarılır.

En çok okunan dua Gayatri Mantra duasıdır. Bu duayı her sabah 108 kez tekrar etmektedirler. Dua şu şekildedir;

“Om bhur bhuvah svaha

Tat savitur varenyam

Bhargo devasya dhimahi

Dhiyo yo nah prachodayat”

ANLAMI:

Bizi, Evreni yaratan,

İbadet edilmeye layık,

Işığın ve bilginin beden bulmuş hali olan,

Tüm cehaleti ve günahı silen,

Yaratıcının görkemi üzerine meditasyon yaparız.

Hindu inancında Tanrı’ya ulaşmak için beden ile zihnin saflığını temsil etmektedir.

EN ÖNEMLİ TANRILARI

Brahma; Yaratıcı Tanrı, Vişnu; Koruyucu Tanrı, Şiva; Yok edici Tanrı’dır.

Kutsal kitapları diğer dinlerin kutsal kitap anlayışından farklıdır. Şruti (Vahiy, Kuran ile benzer özelliklere sahip (Vedalar, Brahmanalar, Upanişadlar ve Aranyakalar)) ve Smriti ( Kaynağı insan olup (Mahabharata, Ramayana, Puranalar, Manu kanunnamesi))

Bir çok dinde ölümden sonra cennet ve cehenneme gitme inanışı hakimken, Hinduizm dininde insanlar ölse bile amellerinin karmasına göre dünyaya tekrar başka bir bedende gelirler. Daha önceki hayatında iyi bir insan olarak yaşamışsa bir sonra gireceği beden soylu ve güçlü bir insan olurken, karması kötü işler ile donatılmışsa bu sefer hayvan bedenine veya aşağıda bulunan kast sistemindeki bir kişinin bedenine girer.

Bir insan öldüğünde bedeni yakılır ve külleri kutsal nehre dökülür. Daha sonra ruh samsara döngüsüne devam eder ve bir sonraki bedene enkarne olur.

Hinduizm’de temel amaç, yeniden doğuştan kurtularak Tanrı Vişnu’ya ulaşabilmektir.

KAST SİSTEMİ

  • BRAHMANLAR (Din adamları ve öğretmenler)
  • KŞATRİYALAR ( Krallar, Aristokratlar)
  • VAİSYALAR (Tacir ve Zanaatkarlar)
  • SUDRALAR (İşçiler ve hizmetkarlar)

Birde bu dört sınıfın dışında bir sınıf daha vardır

  • PARYALAR (Dokunulmazlar (Tuvalet temizliği gibi ağır iş yapan, bütün haklardan yoksun olarak yaşayan bir gruptur.))

Son olarak şunu söyleyebilirim. Hinduizm dininde İneğe tapmazlar, kutsal olarak görürler. Bunun nedeni, Sütünden faydalanılması ve tarımda da kullanılmasıdır. İneğe olan şükranlıklarını festival düzenleyerek gösterirler.

Sevgiler…

Yorumlar (6)

  1. Buse dedi ki:

    Hinduizm hep ilgimi çeken bir konu olmuştur sizinde bu konuyu ele almanıza çok sevindim kaleminiz tükenmesin 🙏🏿

  2. İfakat dedi ki:

    Kaleminiz ne kadar güzel farklı şeyler fısıldıyor emeğinize sağlık

  3. Mehmet Ünal dedi ki:

    Çok ilğinç kültürler var kalemine yüreğine sağlık

  4. Gizem dedi ki:

    Değişik ve ilgi çekici bir yazi olmuş kaleminize sağlık

  5. Yıldız Tek Gamlı dedi ki:

    Hinduizm temelinde Budizm, onun temelinde de Zerdüştlük yatar.
    Çok bilgilendirici bir yazı olmuş kaleminize yüreğinize emeğinize sağlık

  6. Ali Yurtseven dedi ki:

    Farklı bir aydınlanma🙏

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Elif ÜNAL YILDIZ

Elif Ünal Yıldız 1986 yılında İstanbul’da dünyaya gelen yazar Elif Ünal Yıldız, ailesiyle birlikte Ankara’da yaşamaktadır. Evli ve bir çocuk annesi olan Yıldız, Anadolu Üniversitesi Kamu Yönetimi Bölümü mezunudur. Yazarlık serüveninden önce özel sektörde çeşitli yönetici pozisyonlarında görev almıştır. Küçük yaşlarda içinde filizlenen yazma tutkusu, zaman içerisinde hayatının vazgeçilmez bir parçasına dönüşmüş; kaleme aldığı, henüz yayımlanmamış eserlerle birlikte edebiyata olan ilgisi ve üretme arzusu daha da güçlenmiştir. Yıldız, farklı bakış açılarını, insan ruhunun derinliklerini ve hayatın çok katmanlı hikâyelerini kendine özgü bir anlatımla okuyucuyla buluşturmayı amaçlamaktadır. Edebiyatın yalnızca kitaplarla sınırlı kalmadığına inanan Yıldız, farklı mecralarda makale ve köşe yazıları kaleme almakta; düşüncelerini ve gözlemlerini okuyucularıyla paylaşmaktadır. Bu doğrultuda Fısıldayan Kalemler adlı çevrim içi gazeteyi kurarak yazarlara ve edebiyata ilgi duyanlara farklı bir ifade alanı oluşturmuştur. Platformun kuruculuğunu ve başkanlığını bir dönem sürdüren Yıldız, daha sonra gazeteyi Ozan Kasım Kol’a devretmiştir. Yazarın yayımlanmış iki romanı bulunmaktadır: Umuda Yolculuk ve Aynadaki Katil. Romanlarının yanı sıra çeşitli edebiyat projelerinde de aktif olarak yer alan Yıldız; Fısıldayan Kalemler Hikâye Antolojisi, Fısıldayan Kalemler: Geçmişten Günümüze Köprü Antolojisi ve Ahminâl Aşk – Aşk Öyküleri Antolojisi adlı eserlerin derleme çalışmalarına ve hikâyelerine katkıda bulunmuştur. Elif Ünal Yıldız, yazarlığı bir meslekten öte, insanı, hayatı ve duyguları anlamlandırma biçimi olarak görmekte; her eserinde okuyucuyu farklı bir pencereden bakmaya davet etmektedir. Kendine özgü anlatım dili ve çok yönlü edebiyat anlayışıyla üretmeye, yazmaya ve yeni hikâyeler anlatmaya devam etmektedir.