HACILAR MI? HOCALAR MI?
- Yazar: Yıldız TEK GAMLI
- 7 Ocak 2026
- 43 kez okundu
HACILAR MI? HOCALAR MI?
Burdur’un batısında Burdur Gölü seviyesinden 100 metre yüksekte Toros Dağları’nın eteklerinde MÖ. 8000 lerden sesleniyorum. Koca Çay’ın dibinde biriken toprakları artık çanak çömleğe çevirmeyi öğrendim. Bu üretmenin ilk aşaması… Avcılık- toplayıcılıktan olan atalarıma saygıyla buranın bereketli topraklarında “Yerleşik hayatın kıvılcımı” nı attım. Ateşin kontrolünü alıp toprağın gücüyle birleştirdim. Bu yüzden keşfedebildiğiniz 135 metre yerden “bir dönem çanak çömleksiz, bir dönem çanak çömlekli neolitik yerleşimin öncüsü” diyebilirsiniz. Oysa kerpiçten yapılmış dikdörtgen evlerde yaşamaya, evimin içine ocaklar ve depolama alanları koymaya burada başladım. Buğday ve arpa gibi tahıllar yetiştirdim. Koyun ve keçi sürüleri besledim. Taşı, obsidyeni ve kemik aletleri işleme yeteneğini geliştirdim; derileri dikecek kemik iğneler, obsidyenden kesici bıçaklar, baltalar yaptım. Küçük bir topluluk olmamıza rağmen iş bölümü vardı. Tarımı, hayvancılığı, el sanatlarını birlik içinde, birbirimize öğreterek yaptık. Belki de bir mesleğin “usta” sıfatını ilk bizden duydunuz.
Kadın kutsaldı, çoğalmamızı sağlayan, doğurabilen tek insan… Her doğum yapan kadınımız için kilden heykelcikler yaptık, bebeğimiz sağlıklı ise adaklar sunduk. Doğaya saygımız vardı; bu doğada varlık içinde karnımızı doyuruyorduk. Çömleklerimize doğaya saygı için boynuzlu motifler yaptık. Sizin plüvyal dönem dediğiniz dönemde göl çekilince verimli topraklarında tarım yaptık. Su kaynakları yakınımızdaydı. Doğa ile dostluğumuzda “üçgen motifli, kırmızı kaplarla” saygılarımızı sunduk. Ölülerimizi törenlerle doğaya sunduk, yanlarına doğa için kaplarla hediye koyduk. Evlerimizin içinde bereket daim olsun, kadınımız yaşasın diye küçük heykelcikleri (figürin) evimizin baş köşesine koyduk.
Yanımıza gelmek isterseniz sabah güneşi kerpiç evlerin üzerine vururken gelin. Kadınlarımız kırmızı boyalı kaplara desenler çizerken, çocuklar tahıl öğütürken, yaşlılarımız doğaya adaklar sunarken görebilirsiniz. Ateşin kontrolünü alan topluluğumuz pişirdiği çanak çömleklerle size tahıllarımızdan, evcil hayvanlarımızdan ya da avladığımız hayvanlardan lezzetli bir yemek koyacağından emin olabilirsiniz.
Köyümüzün etrafında meşe ve çam ağaçlarının kokusunu içinize çekip Akdeniz’in Toroslar’a uzanan topraklarında barışın, paylaşmanın, birlik beraberliğin nasıl bir bereket getirdiğini gözlerinizle görebilirsiniz.
Siz “Hacılar Höyüğü” dersiniz oysa “ Doğanın, Ateşin ve Toprağın Hocası” olduk biz…
Yıldız Tek Gamlı
06/01/2026
Daha önceki yazılarımı okudunuz mu?




[…] HACILAR MI? HOCALAR MI? […]
Kaleminize ve yürrğinize sağlık Anadolunun en eski yerleşim yerini bize yeniden hatırlatarak bilgimiz tazelediğiniz için.
Kaleminize ve yürrğinize sağlık Anadolunun en eski yerleşim yerini bize yeniden hatırlatarak bilgimiz tazelediğiniz için.
Bilmediğimiz bir alana ve zamana yolculuk yaptık. Kaleminize sağlık hocam.
okuyan, beğenen ve yorum yapan herkese teşekkür ederim