Erken Büyümüş Erkeklerin Aşkı Neden Bu Kadar Ağırdır?

Erken Büyümüş Erkeklerin Aşkı Neden Bu Kadar Ağırdır?

ERKEN BÜYÜYÜNCE AŞK NEDEN AĞIRDIR?

Erken büyümek zorunda kalmış her erkek,

çocuk gibi bağlandığı bir yerde biraz daha bağlanır.

Çünkü o bağ, sevgi değil önce;

hayatta kalma refleksidir.

Bazı erkekler çocukluğunu yaşamadı.

Daha oyunu öğrenmeden susmayı öğrendi.

Daha gülmeden sorumluluk aldı.

Kimse “Küçüksün” demedi,

Herkes “Güçlüsün” dedi.

Güçlü olmak, erken yaşta ezberlenmiş yalnızlıktır.

Bu yüzden erken büyüyen erkekler,

Kendini güvende hissettiği yerde kök salar.

Bir cümleyi ev yapar,

Bakışı sığınak.

Sonra “Fazla bağlanıyorsun” derler.

Oysa o bağ, geçmişte eksik kalan her şeyin borcudur.

Uykusuz gecelerin,

Yutulmuş gözyaşlarının,

Kimseye anlatılamamış korkuların karşılığıdır.

Erken büyüyen erkekler kırıldığında bağırmaz.

Ses yükseltmez.

Hesap sormaz.

Sessizce kopar.

Çünkü çocukken böyle öğrenmiştir:

Canın acıyorsa sus.

Ve gittiğinde sanırlar ki kolay vazgeçti.

Hayır.

O en başından beri vazgeçmeyi bilerek büyümüştür.

Erken büyüyen erkeklerin sevgisi ağırdır.

Taşıması zordur.

Çünkü içinde yarım bırakılmış bir çocuk vardır

ve o çocuk hâlâ bir yere ait olmak ister…

Eren Alaşa

Editör: Elif Ünal Yıldız

Diğer yazılarımı okudunuz mu?

Şehre Sığamadım

 

Yorumlar (1)

  1. […] Erken Büyümüş Erkeklerin Aşkı Neden Bu Kadar Ağırdır? […]

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Eren Alaşa

Ben Eren Alaşa. Yaşadıklarımı saklamadan yazıyorum. Bazen düz yazı, bazen duygusal şiirlerle… Utançtan, bedenden, iyileşememekten ama hâlâ hayatta olmaktan bahsediyorum. Okuyorsan, muhtemelen aynı yerden yaralıyız.