Çayın Önü mü? Arkası mı?
- Yazar: Yıldız TEK GAMLI
- 4 Ocak 2026
- 40 kez okundu
ÇAYIN ÖNÜ MÜ ARKASI MI?
Tarihin ilk noktalarına gidip gelirken neden farklı farklı insan tipleri düşünüyoruz? Oysa alışveriş merkezlerinden kıyafetler, marketlerden yiyecekler almasak ne yapardık? Teknolojinin ışık hızında olmadığı sadece yıldızların gökyüzünü aydınlattığı bir yerde olsaydınız nasıl yaşardınız? Yaşadığımız topraklar aynı, evler sade ama işlevsel, giysiler doğal ama koruyucu, ilişkiler ise bugünkü gibi sıcak ve topluluk temelli… Onlar da her sabah kalkıp çocuklarına yemek hazırlıyor. Çocuklar her zamanki gibi oyunlar oynuyor, kahkahaları gökyüzünü dolduruyor. Nerde miyiz? Anlatayım…
MÖ. 10.200- MÖ 4.200 de tam 6.000 yıldan fazla bugünkü Diyarbakır/ Ergani, Dicle Nehri kıyısında medeni insandan çok da farklı görünmeyen, ilk köy düzeni, tarımın yapıldığı, hayvanların evcilleştirilip birlikte yaşandığı Anadolu’nun en eski köyü Çayönü’ne gidiyoruz.
Neolitik Çağ’da, Bereketli Hilal’in (Fırat ve Dicle Nehri) kuzey ucunda, verimli topraklar, bol su kaynakları ve çeşitlilik gösteren bitki-hayvan topluluklarıyla şekillenmişti. İklim Erken Holosen’i düşünürsek, günümüzden daha ılıman ve nemliydi. Kışlar serin, yazlar sıcak ama kurak değildi. Bu da tarım için önemliydi. Toprak; Fırat nehrinin bereketli alüvyonlu toprakları sayesinde buğday ve arpa yetiştirmeye uygundu. Çayönü halkı tarıma geçmeden önce bu topraklarda yabani buğday, arpa, mercimek ve nohut gibi baklagiller; meşe ve badem gibi ağaçlar bulunuyordu. Ceylan, yabani koyun (muflon), yabani keçi, domuz ve bazı kuş türleri yaşıyordu. İnsana koyun, keçi ve domuzu evcilleştirmek kaldı. Avcı- toplayıcı yaşamdan hayvancılığa geçen atalarımız yanlarına avcılık ve koruma için köpeği de aldı.
Belki nehirden gelen tatlı su yerleşmelerine sebep oldu. Belki de iklime göre gezmekten, avcılıktan yaralanmaktan, çocuklarını sürekli tehlikeye atmaktan korktular, kim bilir? Sonuçta; taş temelli kerpiç evler, ortak kullanım alanları ve ritüel yapılar, çevrenin sunduğu doğal kaynaklarla uyumlu bir şekilde yaşamaya başladılar. Hatta kırmızı zeminli ortak yapılar ve mezarlık alanları ile toplumsal yaşamın kademe kademe geliştiğini düşünebiliriz.
12.000 yıl önceki de günümüz insanı da çok farklı değil aslında; ne zaman etrafımızı keşfetmeye başlasak hemen sahiplenip, bir şeyler üretip yaşamaya başlamaz mıyız? Çayönü ilk köy yerleşimi gibi görünse de zamanın gerisine gitsek emin olun orada yaşamakta çok zorlanmazdık.
Anadolu’da yerleşimin temel taşlarını keşfeden Halet Çambel ve Robert J. Braidwood (1964) anısına saygıyla…
Yıldız Tek Gamlı
04/01/2026
Daha önceki yazılarımı okudunuz mu?

okuyan, beğenen, yorum yapan herkese teşekkür ederim...
[…] Çayın Önü mü? Arkası mı? […]
Yıldızım annemin isim eşi güzel bir yazı olmuş.Tebrikler .Kalemin daim olsun.