DERİNLİĞİNDEN VAZGEÇME
- Yazar: Umut UÇAR
- 2 Ekim 2026
- 6 kez okundu
DERİNLİĞİNDEN VAZGEÇME
Hayat bazen insanın karşısına öyle insanlar çıkarır ki, onların kalbine bakmak için biraz sabır, biraz anlayış gerekir. Çünkü bazı insanlar yüzeyde yaşamaz. Söyledikleri bir cümlede, sustukları bir anda, gözlerindeki bakışta bile anlatılmamış hikâyeler vardır.
Ve nedense derin insanlar, çoğu zaman yanlış anlaşılır.
“Çok zor birisin” derler…
Belki de gerçekten zordur.
Ama kim kolay olanın peşinden gitmek zorunda ki?
Kolay olanı anlamak için fazla çaba gerekmez. Bir insanı tanımak, onunla aynı fikirde olmak, aynı pencereden bakmak kolaydır. Asıl mesele; farklı düşünen, çok hisseden, ince detayları gören ve kalbinin kapılarını herkese açmayan bir insanı anlayabilmektir.
Bazı insanlar vardır; deniz gibidir.
Kıyıda durup baktığınızda sadece yüzünü görürsünüz. Dalgalarını, rengini, hareketini…
Ama asıl hikâye aşağıdadır.
Derinlerde…
Kimsenin görmediği yerde.
Belki geçmişten kalan yaralar, belki söylenememiş cümleler, belki büyük hayaller, belki de herkesten saklanan koskoca bir sevgi vardır orada.
İşte bu yüzden bazı insanları ilk bakışta anlamak mümkün değildir.
Onları anlamak için yaklaşmak gerekir.
Dinlemek gerekir.
Bazen susuşlarını bile duymak gerekir.
Çünkü herkesin kolayca ulaşabildiği biri olmak zorunda değiliz.
Herkes bizi sevmek zorunda değil.
Herkes bizi anlamak zorunda da değil.
Fakat insanın kendisini, başkalarının anlayabilmesi için küçültmesi de gerekmiyor.
Kendine ait bir dünyan varsa, o dünyanın kapısını herkese açmak zorunda değilsin.
Kalbin büyükse, herkesin o kalbe sığmasını bekleyemezsin.
Duyguların yoğunsa, bunu “fazla” olmakla suçlayamazsın.
Çünkü bazen insanın en büyük özelliği, başkalarının fazlalık olarak gördüğü şeydir.
Kimi fazla hassas bulur.
Kimi fazla gururlu…
Kimi fazla suskun…
Kimi fazla sorgulayan…
Kimi de “sen çok değiştin” der.
Oysa belki de değişen sen değilsindir.
Sadece artık kendinden vazgeçmiyorsundur.
Hayatın bize öğrettiği en önemli şeylerden biri de budur:
Herkese kendini anlatmaya çalışırken, kendini kaybetme.
Bırak bazıları seni yanlış anlasın.
Bırak bazıları senin dünyana giremesin.
Bırak bazıları senin sessizliğini soğukluk, sınırlarını kibir, hassasiyetini zayıflık sansın.
Çünkü insanın değeri, herkes tarafından anlaşılabilmesiyle ölçülmez.
Bazen bir insanı anlayan tek bir kişi bile, kalabalıkların alkışından daha değerlidir.
Ve unutma…
Derin olan her şey, ilk bakışta anlaşılmaz.
Bir denizin kıyısında durup “ne kadar güzel” demek kolaydır.
Asıl mesele, o denizin derinliklerine baktığında da güzelliğini görebilmektir.
İşte insan da böyledir.
Kimisi kıyıdır.
Kimisi deniz.
Kimisi ise koskoca bir okyanus…
Sen yeter ki kendini, başkalarının sığlığına göre ölçme.
Çünkü herkes derin sularda yüzemez.
Ve bazı insanlar, yüzme bilmiyor diye denizin suçlu olduğunu sanır.
Sen kendi derinliğini koru.
Anlayan zaten kalır.
Anlamayan ise kıyıda bekler.
Sen yoluna devam edersin…
Umut UÇAR
Diğer Yazılarımı Okudunuz mu?
TENEKEYİ PARLATMAKLA ALTIN OLMAZ
