19 Yaşımla Aynı Duvara Yaslandık

19 Yaşımla Aynı Duvara Yaslandık

19 YAŞIMLA AYNI DUVARA YASLANDIK

Karşımdasın…

Bu sefer sandalyede değil, duvara yaslanmışsın.
Ellerin cebinde.
Etrafına bakıyorsun; sanki biri çıkıp “Yalnız değilsin” diyecek.

(Çıkmıyor.)

Bak bana.
Evet, yine kaçırıyorsun gözlerini.
Şaşırma…
Bunu en çok, en yalnız kaldığında yapacaksın.

Şu an hâlâ bir şeyleri “Biri için” yapıyorsun.
Biri fark etsin, takdir etsin,
Kalır belki diye…

(Başımı iki yana sallıyorum.)
Kimse kalmıyor.

Sana sert gelecek ama dürüst olayım:
En çok güvendiğin insanlar, en sessiz gidenler olacak.
Ne kapıyı çarpacaklar,
ne vedalaşacaklar.
Bir sabah uyanacaksın ve… 

yoklar.

(Omzuna dokunuyorum, bu sefer biraz daha ağır.)
İşte o an başlıyor her şey.

O gün kimseyi aramayacaksın.
Çünkü arasan da açmayacaklar.
Mesaj yazmayacaksın.
Çünkü anlatacak hâlin kalmayacak.

Aynaya bakacaksın.
İlk kez gerçekten bakacaksın.

Şunu anlayacaksın:
Kimse seni tutmuyormuş.
Düşüyorsan, kendin düşüyormuşsun.
Kalkıyorsan da
yine kendin…

(Gözlerimi kısmadan söylüyorum.)
O gün ağlamayacaksın.
Ağlamak lüks olacak.
Sadece dişlerini sıkacaksın.

Hayat sana omuz vermeyecek.
Kimse “Haklısın” demeyecek.
Sen ilk kez,
alkış almadan doğru olanı yapmayı öğreneceksin.

Bak! iyi yaz aklına:
Kimse yokken ayakta kalabilen insan,
kalabalıkta asla eğilmez.

Şu anda bunu anlamıyorsun.
Çünkü hâlâ bir yerlerde biri var sanıyorsun.
Yok!

(Eğilip kulağına fısıldar gibi.)
Bu kötü haber değil…

Seni güçlü yapan şey,
yanında duranlar değil;
yanında kimse yokken dağılmaman.

(Bir adım geri çekiliyorum.)
Konuşmayı burada kesiyorum.

Bundan sonrası seninle ilgili.
Ya düşersin ya da ayağa kalkarsın.

Üçüncü bir yol yok.

Şunu unutma:
Kimse gelmeyecek.

Ne geç kalmış bir kurtarıcı,
ne keşkeyle dönen insanlar,
ne de seni yerden toplayacak bir el.

Ve tam da bu yüzden…
ayağa kalkacak olan da sensin.


19 yaşımdaki hâlime,
kimsenin tutmadığı yerden…

Eren Alaşa

Editör: Elif Ünal Yıldız

Diğer yazılarımı okudunuz mu?

Erken Büyümüş Erkeklerin Aşkı Neden Bu Kadar Ağırdır?

 

Yorumlar (0)

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Eren Alaşa

Ben Eren Alaşa. Yaşadıklarımı saklamadan yazıyorum. Bazen düz yazı, bazen duygusal şiirlerle… Utançtan, bedenden, iyileşememekten ama hâlâ hayatta olmaktan bahsediyorum. Okuyorsan, muhtemelen aynı yerden yaralıyız.