Zorbalığa Maruz Kalan Çocuklar ve Aileleri Ne Yapmalı ?
- Yazar: Metin ÖZDEMİR
- 4 Ocak 2026
- 46 kez okundu
Zorbalığa Maruz Kalan Çocuklar ve Aileleri Ne Yapmalı ?
Zorbalığa maruz kalan çocuklar için atılacak adımlar çok önemlidir; çünkü doğru destek, çocuğun hem ruhsal sağlığını hem de özgüvenini korur.
Zorbalığa uğrayan çocuk öncelikle zorbalığı tanımalı. Küçük yaş grupları kendisine yapılan zorbalığı bile anlamlandıramayabilir, oyun sanabilir.
Öncelikle çocuk şunu bilmelidir:
Zorbalık şaka değildir. Sürekli tekrar eden, inciten, korkutan davranışlar zorbalıktır. Suçlu kendisi değildir.
Zorbalık; alay etme, dışlama, lakap takma, tehdit, vurma, eşyaya zarar verme veya sosyal medyada yapılan her türlü kötü davranışlar olabilir.
Zorbalığa uğrayan çocuk güvendiği bir yetişkine durumunu mutlaka anlatabilmelidir. Bu kişiler anne-baba, öğretmenler, rehber öğretmen, okul yöneticisidir. Bu kişiler çocuklara çocuğun durumunu öğrenmeden önce de öğrendikten sonra da güvende olduğunu mutlaka hissettirmelidir.
Sessiz kalmak zorbalığı bitirmez. Yardım istemek cesarettir. Zorbalığa uğradığını söylemek ispiyonculuk değil, kendini korumaktır. Çocuk bunu özümsemelidir. Tehlike devam ediyorsa çocuk yalnız kalmamaya çalışmalı ve teneffüslerde arkadaş grubuyla durmalıdır. Güvenli alanlarda vakit geçirmeli ve zorbanın yalnız yakalama fırsatını azaltılmalıdır. Bu sırada öğretmen çocukları çok iyi gözlemlemeli ve gerektiğinde müdahalede bulunabilecek mesafede çocuğa yakın olmalıdır.
Çocuk sakin ve net bir sesle: “Bunu yapmanı istemiyorum.” diyebilmeli, tepkisini ortaya koyabilmesi öğretilmelidir. Tartışmaya girmeden ortamdan uzaklaşmalı, fiziksel karşılık vermeden en yakın öğretmen, yetişkin, büyük kim varsa kendisine yapılan kötü davranışları söylemeli ve yardım istemelidir.
Zorbalığa uğrayan çocuk yaşananları mutlaka eksiksiz not etmelidir.
Ne oldu?, Kim yaptı?, Ne zaman ve nerede oldu? gibi. Bu bilgiler, öğretmenlerin ve okulun müdahalesini kolaylaştırır.
Aileler zorbalanan çocuğa şu şekilde destek olabilir.
Dinleyici ve destekleyici olmalı. Çocuğu suçlamadan dinlemeli ve “Sen neden karşılık vermedin?” gibi sorulardan kaçınmalıdır. Çocuğun duyguları küçümsenmemelidir. Aksine çocuğun güçlü yönlerini desteklemeliyiz.
Spor, sanat, müzik gibi alanlara yönlendirmeli, özgüvenini artıracak etkinlikler yapmalıyız. Başarılarını fark edip mutlaka takdir etmeliyiz.
Zorbalanan çocuğun ailesi, okulla mutlaka iş birliği yapmalı. Sınıf öğretmeni ve rehberlik servisiyle görüşmeli, sorunun takipçisi olmalıdırlar.
Çocuğu “okula gitmek istemiyor” diye suçlamamalı bunun temelinde yatan nedenler araştırılmalıdır.
Okulun yapması gerekenler ise zorbalığı ciddiye almalı, tarafları dinlemeli ve
zorba çocuğa da rehberlik desteği sağlamalıdır. Eğer zamanında önlem alınmazsa ülkeye bir bela yetişiyor demektir.
Okul yönetimi, PDR ve öğretmenler sınıf içinde çocuklara empati ve saygı eğitimi vermeli ve güvenli okul ortamı oluşturmalıdır.
Eğer çocukta okula gitmek istememe, içe kapanma, ağlama nöbetleri, uyku ve iştah sorunları, kendini suçlama ya da değersizlik düşünceleri görülüyorsa, rehber öğretmen veya çocuk psikoloğundan bir an önce profesyonel destek almak çok önemlidir.
Unutulmaması gereken en önemli mesaj zorbalık yaşayan çocuk zayıf değil, yalnızca desteğe ihtiyaç duyuyordur.
Doğru destekle her çocuk yeniden kendini güvende ve değerli hissedebilir.
Metin Özdemir
Editör: Elif Ünal Yıldız
Daha önceki yazılarımı okudunuz mu?

Hocam yine nokta atışı yine çok doğru tespitler... Emeğinize yüreğinize sağlık 🥰