“Takvim Değil, Hatıra Değişir”

“Takvim Değil, Hatıra Değişir”

Takvim Değil Hatıra Değişir

12/30/2025

“Takvim Değil, Hatıra Değişir”
Yeni yıl denince aklıma takvim gelmiyor.  

Daha çok çocukluğum geliyor.  
Zamanın yavaş aktığı, gecelerin daha uzun, sevinçlerin daha saf olduğu o yıllar…

Portakal kabuğu, kolonya, sobanın üstünde ısınan mandalina…  
Bir de karton gibi hafif pütürlü bir kâğıt.  
Üzerinde kardan adamlar, simler, parlak yıldızlar. Çocukluğumuzun yılbaşı kartları.

Bir zamanlar yeni yıllar, zarfların içinden çıkardı.  
Postacı geldi mi, evde bir telaş olurdu.    
Zarfın arkasındaki el yazısını tanımaya çalışırdık.   Kim göndermiş, nereden göndermiş…. 

 Kart açılırken içimizde tuhaf bir sevinç olurdu;  
sanki biri bizi hatırlamış olmanın mutluluğunu yollamış gibi.

O kartlar yalnızca “mutlu yıllar” demezdi.  
“Sen varsın” derdi.  
“Aklımdasın” derdi.

Çocukken yeni yıl, büyülü bir şeydi.  
Gece yarısından sonra her şeyin değişeceğine inanırdık.    
Sanki dünya resetlenecek, kırık oyuncaklar tamir olacak, küslükler bitecek, hayaller sıraya girecek gibi gelirdi.  
Omuzlarımıza alınırdık bazen, kalabalığın içinden daha yukarıdan görürdük hayatı.  
O omuzlarda, dünya daha güvenliydi.  
Şimdi yeni yıllar daha sessiz.  
Daha az kart, daha az telefon sesi, daha az kalabalık.   Ve daha çok iç konuşma.  
Zamanla bazı şeyleri kaybettik.  
Önce kartları kaybettik sonra mektupları.  
Sonra aynı masaya sığabilen insanları.  
Bir de, her şeye gerçekten inanabilen o çocuğu.  
Artık yeni yıl, mucizeler vaat etmiyor.
Daha çok hesaplaşmalar getiriyor.

“Bu yıl kimler gitti?”  
“Ben neredeyim?”  
“Ne kaldı benden?”  

Ama yine de…  
Her yılın içinde bir yerlerde o eski his hâlâ duruyor. Üzerine çok şey binmiş olabilir; yorgunluk, hayal kırıklığı, kayıplar….
 Ama tamamen kaybolmuş değil.  
Belki yeni yıl dediğimiz şey, artık süslenmiş ağaçlar değil.  
Ama hâlâ bir durup düşünme anı.

Hâlâ içimizden bir sesin “bundan sonrası nasıl olsun?” diye sorması.

Çocukken yeni yıl, dışarıdan gelirdi.  
Şimdi içeriden geliyor.  
Eskiden beklentilerimiz yüksekti.  
Şimdi dileklerimiz daha sade.

Sağlık, huzur, az ama gerçek insanlar…  
Bir de, içimizi yormayan günler.  
Yeni yıllar büyüdükçe küçülüyor sanki.  
Ama belki de bu kötü bir şey değil.  
Belki artık süs değil, anlam arıyoruz.

Kim bilir…  
Belki ileride bir gün, bir çocuk yine bir yılbaşı kartı açacak.  
Simleri dökülecek masaya.  
Ve o çocuk, o an, dünyanın hâlâ güzel bir yer olabileceğine inanacak.
Yeni yıl, yalnızca bir tarih değil.  
Bir hafıza.    
Çocukluğumuzdan bugüne taşıdığımız, bazen kaybettiğimizi sandığımız ama aslında içimizde bir yerlerde sakladığımız bir his.

Bu yüzden yeni yıl kutlanırken yüksek seslere değil,
biraz hatırlamaya ihtiyacımız var.

Kendimizi…  
Kaybettiklerimizi…  
Ve hâlâ elimizde kalanları.

Belki artık simli kartlar yok,  
sobanın üstünde ısınan mandalina bir hatıra sadece.    
Ama o günlerden kalan duygu, bugünün telaşına hâlâ direnebiliyorsa…    

İşte yeni yıl, tam olarak budur.  
Geçmişi özlemek değil,  
onun içinden bugüne taşınabilenleri fark etmek.

Ve belki de büyümek,  
yeni yılları eskisi gibi bekleyememek değil;  
onları, eskisi kadar içten hissedebildiğimizi fark etmektir.    

Yeni yıl….  
Her şeyden önce,hatırlayabilenlere iyi gelir.    

Geçmişi olduğu gibi değil, içimizde bıraktığı hâliyle saklayabilenlere.  
Ve bugünü,    
o hatıraların gölgesinde değil,    
ışığında yaşayabilenlere…    

“Yeni yıl, geçmişin sıcaklığını kalbinde saklayıp bugüne umutla bakabilenlere gelsin.”

Havin’Ce.    
³¹/¹²/²⁰²⁵

Editör: Elif Ünal Yıldız

Önceki yazılarımı okudunuz mu?

 

“Gramofon Günleri (Aşklar, Şarkılar ve Hatıralar)

 

 

 

Yorumlar (1)

  1. Sen ve senin pozitif yazıların❤️ Sevgiler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Havin EZO

𝑨𝒎𝒆𝒓𝒊𝒌𝒂'𝒅𝒂 𝒚𝒂𝒔̧ı𝒚𝒐𝒓𝒖𝒎. 𝑺𝒂𝒏𝒂𝒕 𝒕𝒂𝒔𝒂𝒓ı𝒎 𝒆𝒈̆𝒊𝒕𝒊𝒎𝒊𝒎𝒊 𝑺𝒂𝒈̆𝒍ı𝒌 𝒔𝒐𝒓𝒖𝒏𝒍𝒂𝒓ı 𝒏𝒆𝒅𝒆𝒏𝒊𝒚𝒍𝒆 𝒕𝒂𝒎𝒂𝒎𝒍𝒂𝒚𝒂𝒎𝒂𝒅ı𝒎, 𝒂𝒏𝒄𝒂𝒌 𝒔̧𝒖 𝒂𝒏𝒅𝒂 𝒔𝒐𝒔𝒚𝒂𝒍 𝒎𝒆𝒅𝒚𝒂 𝒚𝒐̈𝒏𝒆𝒕𝒊𝒄𝒊𝒍𝒊𝒈̆𝒊 𝒚𝒂𝒑ı𝒚𝒐𝒓𝒖𝒎. 𝑨𝒚𝒏ı 𝒛𝒂𝒎𝒂𝒏𝒅𝒂 𝒄̧𝒆𝒔̧𝒊𝒕𝒍𝒊 𝒓𝒆𝒔𝒊𝒎 𝒄̧𝒂𝒍ı𝒔̧𝒎𝒂𝒍𝒂𝒓ı 𝒈𝒆𝒓𝒄̧𝒆𝒌𝒍𝒆𝒔̧𝒕𝒊𝒓𝒊𝒚𝒐𝒓𝒖𝒎, 𝒔𝒂𝒏𝒂𝒕 𝒂𝒍𝒂𝒏ı𝒏𝒅𝒂𝒌𝒊 𝒕𝒖𝒕𝒌𝒖𝒎𝒖 𝒗𝒆 𝒚𝒆𝒕𝒆𝒏𝒆𝒌𝒍𝒆𝒓𝒊𝒎𝒊 𝒈𝒆𝒍𝒊𝒔̧𝒕𝒊𝒓𝒎𝒆𝒚𝒆 𝒅𝒆𝒗𝒂𝒎 𝒆𝒅𝒊𝒚𝒐𝒓𝒖𝒎."