SUYU AYAKTA İÇERSENİZ!

SUYU AYAKTA İÇERSENİZ!

SUYU AYAKTA İÇERSENİZ!

Çocukluğumdan beri babam beni hep uyarırdı.

“Suyu oturarak iç.” diye.

O dönemlerde bunu dini bir ritüel, adab-ı muaşeret, bir sünnet ya da farz gibi düşünürdüm. Çok da umursamıyordum açıkçası. “Neden ayakta içmiyorum ne fark eder ki?” diye söylenip dururdum.

Bunun neden önemli olduğunu tabii büyüdükçe anlıyoruz. Reflümüz, gastritimiz, sindirimle alakalı ya da susuzluk kaynaklı hastalıklar ortaya çıkınca daha iyi anlıyoruz. 
Akademik olarak anlattığım zaman akılda çok kalıcı olmayacağından başıma gelen bir tecrübemi anlatacağım.

Çocuğumun rutin kan tahlilleri için kan verdik. Her şey çok güzel görünüyordu ancak doktor böbreklerinin susuz kaldığını söyledi. Çok şaşırdım çünkü benim gözlemlediğim kadarıyla benim çocuğum, günde iki- üç litreden daha fazla su içiyordu. Bunu kendisine sordum “Yavrucuğum sen su içmiyor musun?” diye.

“Anne! Sen  ne diyorsun, ben günlük beş litreye yakın su içiyorum.” dedi.

Sonra bir soru daha yönelttim.

“Peki yavrum, suyunu oturarak mı içiyorsun, ayakta mı içiyorsun?” 

Bugüne kadar elbette suyu oturarak içmenin daha sağlıklı olduğunu biliyordum ancak bu olaydan sonra daha derin bir araştırmaya girdim.

Şimdi bu araştırmalardan bahsedeceğim. 

Evet ayakta su içmekle oturarak su içmenin farkını şimdi daha iyi anlamıştım.

• Öncelikle ayakta su içtiğimiz zaman, su direkt olarak on iki parmak bağırsağına geçtiği için sindirim tamamlanamıyor ve sindirim problemleri ortaya çıkıyor. Toksinler artıyor ve hazımsızlığa sebebiyet veriyor.

• Su vücutta görevini yerine getiremediği için bazı organlar susuz kalıyor ve susuz kalan organda hiç ummadığımız hastalıklar ortaya çıkıyor.

• Az su içtiğimiz ve ayakta içtiğimiz zaman böbreklerde taş oluşuyor.

• Eklemlerde su birikerek artrite sebep oluyor.

• Gerekli besinler ve vitaminler karaciğer ve sindirim sistemine ulaşmaz. Su çok hızlı atıldığı için karaciğer ve kalp sağlığını etkiler.

Peygamber efendimiz (S.A .V.) yanlışlıkla bir yudum su dahi içseniz onu kusun der. Çünkü ayakta içilen su mideye kurşun gibi girer. Hatta suyu üç defada içmek bizim için önemli bir sünnettir.

Bir insan hastalandığında, bağışıklığı düştüğünde, öksürdüğünde, alzheimer olduğunda, kilo aldığında, idrar yolu enfeksiyonunda, tansiyonu düştüğünde ve yükseldiğinde yani kısacası her türlü hastalık meydana geldiğinde doktorlar ısrarla çok su tüketilmesini önerir.

Binlerce yıl önce peygamberimizin söylediği, önerdiği her şeyin burada araştırmalar sonucu esaslı ve doğru davranışlar olduğunu görüyoruz.
Suyu ayakta içenler ve suyu az içenlerle alakalı daha birçok örnekler verebilirim.  

Ülkemizde ya da çoğu insanlarda bu Müslümanların yapması gereken bir alışkanlık gibi yansıtılıyor. Ancak suyun ayakta içildiği zaman sağlığa zarar verdiği bilim adamları tarafından da ispatlanmıştır.

Öyle ki Müslümanlığa  karşı olan insanlar oturarak su içen insanlarla alay eder duruma gelmiştir. Şu bir gerçek ki dinimizde yasak olan her şey bakıldığı zaman sağlığımıza zararlı olan şeylerdir.

Bu konuyu alay konusu yapanlara şunu söylemek istiyorum. Suyu sadece Müslümanlar değil sağlığını düşünen herkes oturarak içmelidir.

” Su hayattır.” 

” Su, suyu doğru tüketen  için sağlıktır.”

Yani sağlıklı olduğunu düşündüğümüz suyu bile doğru içmediğimiz zaman bize bir faydası olmayacaktır. O yüzden suyun hayat olması ve sağlık olması için oturarak içmeliyiz. “Siz sağlığınızı düşünmüyorsanız suyu ayakta için!”

Dünyamız ve vücudumuz suyla dolsun sağlığımız ömürlük olsun.

Sağlıkla sağlıcakla kalın…

 

Nigar KAYA

Editör: Beren KAYA

Baş Editör: Elif ÜNAL YILDIZ

Diğer Yazılarımı Okudunuz mu?

https://fisildayankalemler.org/allzahimer-ve-b12-vitamini/

 

Yorumlar (13)

  1. Bekir SEVİK dedi ki:

    Ben de sizin gibi ailemin yönlendirmeleri ile hayatım boyunca suyu oturarak içtim. Zaman zaman ayakta su içmenin zararlı olduğunu duydum ama bunu bilimsel olarak hiçbir yerde okumamıştım. Sayenizde aydınlandım ve artık suyu oturarak içtiğimi görüp sebebini soran insanlara vereceğim bir cevabım var. Teşekkürler bu güzel aydınlatma için.

  2. Sağlıkçı dedi ki:

    Maalesef çok dikkat etmiyoruz. Sonra her yerimiz hasta…🤧

  3. Rabiya Sevil YÖRÜKOĞLU dedi ki:

    Çok önemli bir konuya değinmişsiniz.
    Yazan kaleminiz hep var olsun.
    Emeğinize sağlık 👏👏👏.
    Makalenize istinaden dinimiz,( İslam Dini) için toplumsal kuralları anlatığı gibi sağlığımıza da dikkat etmemizi anlatır. O nedenle dinimizi yaşamak onun kurallarının ne için var olduğunu doğru anlamamızdan geçer.

  4. Akıllı kız dedi ki:

    Suyumu hep oturarak içerim👏🏻👏🏻👏🏻

  5. Uygun Durum dedi ki:

    Çok teşekkür ederiz. Bu konu hakkında çok şey duyduk ama verebileceği zararları çok incelememiştim hiç.

  6. Bendeniz dedi ki:

    Bundan sonra daha çok dikkat edeceğim…

  7. Tayfun dedi ki:

    Aslında dinimizce gerekli kıldığı her şey de sağlığımızı da düşünmüş Rabbim

  8. Ece Çinler dedi ki:

    Bende hep ayakta içerdim. Yürürken spor yaparken ama artık daha dikkatli olacağım. Teşekkürler hocam

  9. Nigar KAYA dedi ki:

    Ben teşekkür ederim Bekir Bey çok sağ olun😊

  10. Nigar KAYA dedi ki:

    Doğru diyorsunuz Sevil hocam. Çok teşekkür ederim

  11. Yıldız Tek Gamlı dedi ki:

    Suyu ayakta içenlerdenim, hem de nerdeyse günlük 5lt ye yakın…
    Neden hep susuz olduğumu sayenizde anladım

  12. Name soytürk dedi ki:

    Çok doğru böbreklerde susuz kalıyor

  13. Kumru Soylu dedi ki:

    Mükemmel bir yazı olmuş. Kaleminize sağlık 👏👏👏

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Nigar KAYA

Doğma büyüme Çankırılı olan Kaya, İlk, Orta ve Lise eğitimini Çankırı'da gördü. Şu anda hemşire olarak görev yapmaktadır. Laborant ve Veterinerlik Sağlık bölümünü bitirdikten sonra Acil Yardım ve Afet Yönetiminden de mezun olmuştur. Aynı zamanda Atatürk Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi, Yeni Medya ve Gazetecilik bölümü mezunudur. Halen Eskişehir Anadolu Üniversitesi Türk Dili Ve Edebiyatı Bölümü'nde okumaktadır. Kişisel Gelişim, Edebi romanlar, Hikaye, Çocuk Hikayeleri ve şiir yazmaktadır. TÜGŞAV (Türkiye Gaziler ve Şehit Aileleri Vakfı) Çankırı Kadın Kolları Başkanlığı, YAZŞA-DER (Yazarlar ve Şairler Dayanışma Derneği) Disiplin Kurulu üyeliği yanında YAZŞA-DER Çankırı temsilcisidir. AKSED, (Ankara Kültür Sanat ve Edebiyat Derneği) Türkiye İlim ve  Edebiyat Eseri Sahipleri Meslek Birliği ile İzmir Şairler ve Bestekarlar Derneği gibi dernekleri yanında Tema Vakfı üyeliği bulunmaktadır. Ayrıca editörlük de yapmaktadır. Türkiye’nin birçok ilini gezmiş, tarih ve edebiyat aşığı, aynı zamanda el sanatlarına karşı yoğun ilgilidir. 2023 Book Culture Art Times Gazetesi tarafından düzenlenen “Altın Kalem Ödülleri” kapsamında, drama dalında “Altın Yazar” ödülü ile Altın Meslek ve Kariyer Ödülleri’nde “Yılın En İyi Çıkış Yapan Yazarı” ödülünü almaya değer görüldü. 2023 yılının YAZ-ŞADER tarafından düzenlenen 2.Edebiyat Ödüllerinde Yılın En İyi Biyografi yazarı seçilmiştir. 2024 yılında Altın Meslek ve Kariyer Ödüllerinde yılın ses getiren en başarılı yazarı seçilmiştir. Mavi Kuş Medya tarafından yapılan halk oylaması sonucu, Biyografi ve Otobiyografi dalında birincilik ödülü almıştır. 2025'de Uluslararası Bayburtlular Derneği tarafından Cumhuriyet'in Onur ödülünü almaya hak kazanmıştır. Son olarak, Ankara Çankırılılar Federasyonu tarafından Çankırı Kültür ve Edebiyat Nişanı verilmiştir. Bir çocuk annesi olan yazarımız; 2021’de iki, 2022’de bir 2023'de bir kitabı yayımlanmıştır. 1-Gölge Etmem (Biyografik Roman) 2- Aldatırsan Aldatırım (Kurgu Roman) 3- Kış Demi (Şiir Kitabı) 4- Vuslat-ı Şehadet 5-Güvar (2025) 6- Balyemez Balhan (2026) Birçok Antoloji çalışmalarına katılmış ve katkı sağlamıştır.