Emre Alaşa
- Yazar: Eren Alaşa
- 8 Ocak 2026
- 66 kez okundu
Emre Alaşa’ya
Ellerim göğsünde kaldı,
Zaman durdu orada…
Kalbine ritim vermeye çalışırken
Kendi kalbimi kaybettim.
Saymadım kaç bastığımı,
Sayılar anlamsızdı!
Bir insanı hayatta tutmak,
Bu kadar ağır olmamalıydı…
Sonra durdu; her şey…
Sesler, umut, ihtimal.
Sadece ben kaldım
Ellerimde senden kalan sıcaklık…
Anneme yürüdüm,
Bitmedi yol bitmedi…
“Abi” diyemedim,
“Öldü” diyemedim,
Kelimeler boğazımda
Ve ben bir cümleyi
Ömür boyu taşımak zorunda kaldım…
O günden sonra;
Hiçbir ölüm haberini başkasına bırakmadım.
Çünkü bazı yükler, bir kere omza alınır
Ve artık hiç inmez…
Sen gittin, ben kaldım.
Ama ikimiz de
O odadan hiç çıkamadık…
Bu şiirin yazılma sebebi;
Bu şiiri yazmam gerekiyordu; bazı şeyler anlatılmazsa, insanın içinde kalıp çürütüyor.
Ben 3. basamak yoğun bakım hemşiresiyim.
O gün hastaneye gittiğimizde “trafik kazası” dediler.
Üzerimde üniformam vardı, çalışan sandılar, içeri aldılar.
Sedye başında durduğum kişinin abim olduğunu söylemedim.
Söyleyemedim…
Reflekslerim benden önce davrandı, kalp masajı yaptım.
Nabız aradım, zaman kazanmaya çalıştım.
Bir yabancıya nasıl davranıyorsam öyle!
Ama ellerim titriyordu…
Sonra durdu; her şey…
Polis beni dışarı çıkardığında, annemle göz göze geldim.
O bakışı hâlâ taşıyorum…
Daha önce mesleğim gereği birçok kez ölüm haberi verdim.
Ama ilk defa öz abimin ölüm haberini anneme vermek zorunda kaldım…
“Abin nasıl?” dedi, bir anne sorusu bu, cevabı olmayan…
“İyi… çok iyi anne…Temizleyip sana gösterecekler.” diyebildim.
Yalan değildi ama gerçek de değildi.
Gözlerimden anladı.
Anneler bazı şeyleri duymadan da anlar…
Bu şiir, o odada kalan ellerim için.
O koridorda bitmeyen yürüyüş için.
Ve bir annenin,
Ölüm haberini kelimelerden önce
Gözlerden aldığı an için yazıldı.
Okuyorsan; bil ki bu bir kurgu değil!
Bu, taşıdığım bir anı…
Eren Alaşa
Editör: Elif Ünal Yıldız
Daha önceki yazılarımı okudunuz mu?
