“6 Şubat Depreminde Kaybolan Çocuklar: Nerede Ve Ne Yapıyor?”

“6 Şubat Depreminde Kaybolan Çocuklar: Nerede Ve Ne Yapıyor?”

 

Bugün, toplumumuzun yüreğini derinden sarsan 6 Şubat depremiyle ilgili bir konuya dikkat çekmek istiyorum.

Depremin yıkıcı etkileri arasında, kaybolan çocukların acı hikayesi, gönüllerimizi burkan bir gerçeklikle karşımıza çıkıyor.

Bu satırları yazarken içimdeki boşluğu ve endişeyi hissetmemek elde değil.

6 Şubat Depremin acı izlerini taşıyan  11 şehrimizde, maalesef, hala kaybolan çocukların bulunamamış olması düşündürücü bir durum yaratıyor.

Depremin hemen ardından başlayan kurtarma çalışmalarında, birçok aile çocuklarını kaybetmenin acısıyla yüzleşti.

Depremin yıkıcı etkileri altında kalmış aileler, bu acısıyla yüzleşirken toplumun genelinde neden bu çocuklara sahip çıkılmadığı sorusu önemli bir sorgulamayı beraberinde getiriyor.

Bu küçük yürekler, belki enkaz altında belki bilinmeyen ülkelerde belki organ mafyalarınca kaçırıldılar belki bir çocuk yetiştirme yurdunda bilinmeyen bir kaderle karşı karşıya.

Kaybolan bu çocukların hikayeleri kaldırılmamış bir enkaz hâlâ yüreklerde…
Bu çocuklar, sadece evlerini ve sevdiklerini kaybetmekle kalmayıp aynı zamanda belirsiz bir geleceklede yüzleştiler.

Her an, bu çocukların nerede oldukları konusunda endişeleniyoruz.

Çocuklarını arayan ebeveynlerin gözlerindeki umutsuzluk, yürekleri parçalayan bir tabloya dönüşmüş.

Gözleri haberlerde beliren her fotoğraf karesinde, her isimde, onların yüzlerini arıyor. Ailelerin yürekleri kırık, umutsuzluğa gömülmüş durumda ve toplumun bilinçli sorgulayan her bir ferdinin yüreği, bu masum yüzlerin akıbetiyle çırpınıyor.

Tam da böylesi büyük bir felaketin yıldönümünde Şimdi, neden bu çocuklara daha fazla sahip çıkılmadığını sorgulamak zamanı geldi.

Depremde kaç çocuğumuz kayboldu ve neredeler?

Toplum olarak, birbirimize daha fazla destek olmalı daha çok ses çıkarmalı ve bu çocukların akıbeti için haykırmalıyız.

Her kaybolan çocuk, bir aileye aittir ve bu ailelerin acısı, hepimizin acısıdır.

Sadece bir felaketin ardından değil, süregelen süreçte de bu çocuklara sahip çıkma sorumluluğumuz var.

Çocuklar, toplumun en savunmasız bireyleridir Güvenlik, barınma, ve sevgiye ihtiyaç duyan bu çocukların nerede olduklarını bilmek, bir insanlık görevidir.

Belki de bu yazı, birilerinin gönlünde bir ışık yakacak ve bu çocuklara ulaşma çabalarını artırmak için bir kıvılcım olacak.
Bu yazıyı okuyan her birimiz, kaybolan çocuklar için bir umut ışığı olabiliriz.

Sosyal medyada paylaşarak farkındalık yaratmak, yerel yardım kuruluşlarına destek olmak, kaybolan çocukların aileleriyle dayanışma içinde olmak gibi..

Hepsi küçük birer adım ama bu adımlar bir araya geldiğinde büyük bir fark yaratabilir.

Unutmayalım ki, kaybolan çocuklar sadece bir haber başlığı değil, yaşayan bir gerçeklik.

Belki de bu acı hikayelerden bir ders çıkarabiliriz: Toplum olarak birbirimize daha çok kenetlenmeli, risk altındaki ailelere yardım elini uzatmalıyız. Belki de bu trajedinin ardından, çocuklarımıza daha güvenli bir dünya bırakma konusundaki sorumluluğumuzu bir kez daha hatırlamalıyız.

6 Şubat depremi, kaybolan çocukların acı hikayesini beraberinde getirse de bu felaketin toplumumuzu daha güçlü ve birbirine daha bağlı yapma potansiyeli de taşıdığını unutmamak gerek.

Geçmiş olsun dileklerimizle, bu zorlu süreçte birlik içinde olalım ve birbirimize destek olalım.

 

Editör:Nigar KAYA

Yorumlar (1)

  1. Depremin birinci yılının ardından değişen ne yazımda bunu belirtmiştim Özellikle belirtmek defalarca altını çizmek zorundayız havin

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Havin EZO

Elazığ doğumluyum Amerika'da yaşıyorum. Sanat tasarım eğitimimi Sağlık sorunları nedeniyle tamamlayamadım, ancak şu anda sosyal medya yöneticiliği yapıyorum. Aynı zamanda çeşitli resim çalışmaları gerçekleştiriyorum, sanat alanındaki tutkumu ve yeteneklerimi geliştirmeye devam ediyorum." yazı yazmaktan büyük keyif alıyorum.