Yeterinceyim ve Bu Sizi Rahatsız Ediyor
- Yazar: Eren Alaşa
- 19 Şubat 2026
- 4 kez okundu
YETERİNCEYİM ve BU SİZİ RAHATSIZ EDİYOR
Bir sabah uyandım ve karar verdim:
Artık gelişmeyeceğim.
Yeter.
Yıllardır gelişiyorum.
Sabah 5’te kalk.
Soğuk duş al.
Günde 3 litre su iç.
Meditasyon yap.
Şükür günlüğü tut.
Podcast dinle.
Network yap.
Yatırım öğren.
Kripto takip et.
Nefes almayı doğru öğren.
Kardeşim ben nefes almayı 1996’dan beri yapıyorum zaten.
Bir noktada insan soruyor:
Ben ne zaman “Tamam” olacağım?
Cevap şu: Asla!
Çünkü sistem senin eksik olduğuna ikna olmuş.
Ve eksik insan en iyi müşteridir.
Hiç fark ettin mi?
Kimse sana “Olduğun halinle yeterlisin” demiyor.
Ama herkes sana bir şey satıyor.
Motivasyon konuşmacısı sana bağırıyor:
“Potansiyelini kullanmıyorsun!”
Ben potansiyelimi kullanmak istemiyorum belki?
Belki ben orta karar bir insan olarak huzurluyum?
Yok.
Olmaz.
Ya CEO olacaksın,
ya minimalistsin,
ya spor manyağısın,
ya biohacker’sın.
Düz insan olma şansın yok.
En komiği ne biliyor musun?
Herkes yorgun ama kimse durmuyor.
Tükenmişlik yaşıyoruz ama Linkedin’de “Yoğun ama verimli bir hafta” yazıyoruz.
Kimse “Bu hafta anlamsızdı, boş boş duvara baktım” yazmıyor.
Çünkü algoritma boşluğu sevmiyor.
Bir de sabah rutinleri var.
Adam diyor ki:
“Her gün 04:30’da kalkıyorum.”
Neden?
Güne erken başlamak için.
Gün sana kaçıyor mu kardeşim?
Gün mü seni kovalıyor?
Ben 08:30’da kalkıyorum.
Gün hâlâ orada.
Kaçmamış.
En sevdiğim cümle:
“Konfor alanından çık.”
Ya ben o alanı yıllarca uğraşıp kurdum.
Mobilyasını aldım.
Isısını ayarladım.
Bitki koydum.
Niye çıkayım?
Belki sorun konfor alanı değil,
senin sürekli huzursuzluk üretmen.
Şimdi dürüst olalım:
Çoğumuz gelişmek istemiyoruz.
Sadece değersiz hissetmemek istiyoruz.
Aradaki fark büyük.
Ama kimse bunu satmıyor.
Çünkü “Kendini yeterli hissetme” 12 taksit olmuyor.
Belki de devrim şudur:
Bugün hiçbir şey geliştirmemek.
Ne bedenini.
Ne zihnini.
Ne kariyerini.
Sadece oturmak.
Ve demek ki:
“Ben buyum. Bir süre böyle kalacağım.”
İnan bana, en radikal hareket bu.
Eren Alaşa
Editör: Elif Ünal Yıldız
Daha önceki yazılarımı okudunuz mu?
