Onur

Onur

ONUR

Onur, şeref, haysiyet…
Onurlu olmak, onurlu yaşamak, onurlu kalmak…
Bu duygusal ve değerli olgular ne yazık ki her insana nasip olmuyor. Ya da nasip oluyor ama insanlar bunu taşımasını ya da bununla yaşamasını bilemiyorlar.

Çünkü kimse onurlu ya da onursuz doğmuyor. Masum bir canlı olarak dünyaya gelir, sonrasında o değerlere ulaşırız. O değerleri kazanabilmek için de mücadele etmek gerekir.

Onur, haysiyet, şeref insanlar için en önemli ve yaşamsal değerler olarak hatta bir gömlek gibi sarar bedenleri. Fakat, zaman içerisinde kişi bu gömleği ya yırtar atar ya çıkarıp bir kenara koyar ya da o gömleği dikkatlice kullanmaya çalışır.

O gömlek hafifçe yıpranmaya başladığında ufak tefek dokunuşlarla tamir eder veya en güzelinden yenisini geçirir üzerine.
İşte böyle güzel bir duyguyu her insanın taşıması mümkün mü? Elbette ki değil.

Onurlu olmak, onurlu yaşamak hatta onurlu kalmak için çok ama çok mücadele etmek gerek.
Neyle ve nasıl mücadele edeceksin?
Nefsinle mücadele edeceksin.
Kimsenin malında mülkünde gözün olmayacak.
Kimsenin cebindeki paranın peşine düşmeyeceksin.
Yaptığın işin her neyse ya da mesleğin her neyse onu en üst düzeyde namusluca ve hakkıyla yapacaksın.
Hele hele başkalarının istek ve arzularıyla hareket etmek yerine aklın ve mantığınla hareket edeceksin.
İnsanların kötülüklerini değil iyiliklerini ortaya çıkarmaya çalışacaksın.
Onur, şeref ve haysiyet denen kavramlar ağır basacak. Toplumun kabul etmediği ahlaksız davranışlardan uzak duracaksın.
Kişisel menfaatlerin için başkalarını satmayacak, intikam duygusuyla hareket etmeyeceksin.
Onur, şeref ve haysiyetini yitirmiş insanlar toplum için en tehlikeli insanlardır. Bu sadece kişiler için değil toplumlar için de böyledir.
Onur denen olgu öyle parayla pulla maddi değerlerle ölçülecek alınıp satılacak bir meta değildir. Onur denen olgu insanı insan yapan en büyük değerdir. Bu değeri kaybettiğin an ne insanlığın ne kimliğin ne de kişiliğin kalır.
Onurlu doğan her insan gibi doğmalı, onurlu olmalı ve ölünce bile onurlu kalarak ölmelisin. Bu büyük değeri yaşayabilmek için iyi bir aileye, haysiyetli bir çevreye ve şerefli bir millete sahip olmak gerekir. Bu değerleri taşıyabilen insanlar asla ve asla bozulmazlar.

 

Yaşar GELER

Editör: Nigar KAYA

Diğer Yazılarımı Okudunuz mu?

VEFA

Yorumlar (0)

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yaşar GELER

01 Mayıs 1959 tarihinde Ardahan İli Çıldır İlçesi Eskibeyrahatun Köyü’nde dünyaya geldi. İlkokul, Ortaokul ve Liseyi Çıldır merkezdeki okullarda bitirdi. Aile, Çıldır merkezde ticaretle uğraştığı için doğal olarak ticaretin içindeydi. 1978 tarihinde Kars Dede Korkut Eğitim Enstitüsünü bitirdi. 01 Mart 1979 tarihinde kendi köyü olan Eskibeyrahatun Köyü’nde sınıf öğretmeni olarak göreve başladı. Aynı yıl, Ebe-Hemşire olan Tamam Hanımla evlendi. İki oğlu var. Ayrıca 2001 yılında Anadolu Üniversitesi İlköğretim Türkçe Öğretmenliği bölümünü bitirdi. Kars-Ardahan Çıldır ilçesi köylerinde ve Çıldır Merkez İlkokulu’nda 10 yıl görev yaptıktan sonra tayinle İstanbul’a yerleşti. Yaklaşık 33 yıl da İstanbul’da çeşitli ilçelerde ve okullarda görev yaptı. Yaklaşık kırk dört yıllık meslek yaşamından sonra 31 Temmuz 2021 tarihinde Uzman Sınıf Öğretmenliğinden kendi isteğiyle emekli oldu. Emeklilikten sonra sahip oldukları MG Danışmanlık Sigorta ve Emlak’ta koordinatörlük yapmaktadır. Ayrıca öğretmen dernekleri, öğretmen sendikaları gibi meslek örgütlerinde çalıştı ve çeşitli sivil toplum kuruluşlarında Ardahan derneklerinde ve Ardahan Dernekler Federasyonunda yöneticilikleri oldu ve devam etmektedir. Bağımsız Medya ve Gazeteciler Derneği Kurucusu ve Başkan Vekilliği yapmaktadır. UNİ Haber Ajansı yazarlığı yapıyor. Sınırsız Yazarlar Birliği Derneği kurucu ve üyesidir. Atatürkçü Düşünce Derneği Maltepe Şubesi Disiplin Kurulu Başkanıdır. Maltepe Ardahanlılar Derneği Başkanıdır. Halen çeşitli dergilerde, internet sitelerinde ve yerel gazete ve dergilerde köşe yazarlığı yapmaktadır. Ayrıca internet YouTube, Facebook Grup kanalları UNİ TV ve ÇILDIR TV’ de program yapımcılığı yapmakta olup, yayınlanmış dört adet; “bana Çıldır’ı anlat”, “Her Şey Şaka Gibi” “Eğitimde Yarım Asır” “bana Çıldır’ı anlat 2 Âşık Şenlik” kitapları okuyucularıyla buluşmuştur. Yeni kitap çalışmalarım sürmektedir.