KARA FATO VE BEN!
- Yazar: Nurcan Özküpeli
- 27 Kasım 2025
- 26 kez okundu
KARA FATO VE BEN…
-Ya rahatsız ediyorum kusura bakmayın ama, hemen bir şey alıp çıkacağım.
-Hayır efendim, burası benim mekanım. Hiçbir şey alıp çıkamazsın öyle. Yol geçen hanı sandın herhalde sen burayı.
-Ya Fato, delirtme beni Allah aşkına! Kimin mutfağından kimi kovuyorsun sen farkında mısın?
-Evet biliyorum. Mutfak benim bölgem. El koydum. Evin diğer kısımları da senin olsun. Bu fikre alış bence!
-Kardeşim, Fato’cuğum, güzelim, mutfak olmadan ben ne yapabilirim acaba? Yemeği nerede pişireceğim ve hazırlayacağım?
-Bana ne? Ne yaparsan yap. Beni hiç ilgilendirmiyor. Dışardan al istersen. Hem mutfağa da girmek zorunda kalmazsın.
-Ya bir terlik vurmalık canın var, gelmiş bir de bana kafa tutuyorsun!
-Vursana haydi! Vur da bak neler oluyor?
-Ne olacakmış ki? Vuracağım ve öleceksin. Olay bundan ibaret.
-Ha ha ha…Sen öyle san canım. Sülalem bunu yanına bırakır mı sanıyorsun?
-Ay çok korktum! Benim de sülalem var. Ben de onları toplar, hepinizin kökünü kuruturum valla. İlaçlardan bahsetmiyorum bile bak! Yakarız, ezeriz diyorum
-Bizimle başa çıkamazsınız. Tüm sürüngenleri örgütlerim. Evi yaksan belki ancak kurtulursun.
-Peki, bir anlaşma yapalım o zaman ve herkes yaşasın. Ne dersin?
-Söyle sen bir bakalım. Eğer beğenirsem, işime gelirse bakarım.
-Mutfağı geri istiyorum.
-Olmaz. Başka teklif?
-Mutfağı illa sana vereceğim yani? Niye ısrarla mutfak?
-Senin kafan pek basmıyor galiba? Evet, mutfak benim. Başka?
-Başka teklifim yok. Tamam. Mutfak senin olsun. Peki rica etsem, yemek hazırlamaya geldiğim zaman, kuytu bir köşede durur musun?
-Şartlara bağlı valla. Karşılığında bol bol kırıntı isterim.
-Hem mutfak, hem de kırıntı? Oh ne güzel’ Peki, kabul madem. Vallahi ömrümde senin kadar uyanık bir Fato daha görmedim pes…
-Ben de ömrümde senin kadar ödlek olup; Karafatma’yla pazarlık edecek bir şapşal daha görmedim….
NURCAN ÖZKÜPELİ
