İnsana Bağımlılık Mı?

İnsana Bağımlılık Mı?

İNSANA BAĞIMLILIK MI?

     Bir an gelir, enerjin tüm dünyaya yeteceğini düşünürsün ama bir anda enerjin tükenir gibi hissedersin. Bu inişli çıkışlı psikolojiyi mutlaka herkes yaşamıştır. Peki, neden? Sevdiğimiz ve sevmediğimiz insanlar mı yapıyor bunu, yoksa sağlığımız, hava durumu mu etkiliyor? Belki hepsi, belki de hiçbiri.

Mutluluğun Kaynağı

     Birkaç gün önce arkadaşımla sohbet ederken ona şu sözleri söylerken buldum kendimi: “Bizim mutluluğumuz neden birine bağlı olsun ki? Gerçekten mutlu olmak için birine sırtımızı yaslamamız mı gerekiyor? Ya da birini sevmek veya bağlanmak mı şart? Neden hayallerimiz, hedeflerimiz bir insan üzerine kurulu? Göbek kordonuyla anneye bağımlı doğan bebek, ömür boyu anneye bağımlı mı kalmalı? Ömür boyu bir kadına ya da erkeğe bağlı mı olmalı?”

Körü Körüne Bağlanmak

     Üstelik bağlandığınız o insanların ne kadar doğru, ne kadar yanlış olduğunu bilmeden, körü körüne bağlanıyorsunuz ve sırtınızdan, yüreğinizden atmak için bin takla atıyorsunuz. Zamanında bir kayınvalideyle tanıştım. Kayınvalide, gelininin özelliklerini sayarken şu cümleleri kuruyordu: “Benim gelinim yemek yapacak, ütü yapacak, çamaşır yıkayacak, temizlik yapacak, hastalanınca bana bakacak vs. vs.” İçinde “kızım olacak, kızım gibi olmalı” cümleleri yoktu.

Gelini hastalandığında da şu cümleyi kurdu: “Ben sırtına binecek adam ararken, gelin benim sırtıma bindi.” Gerçekten hayat, bir insanın sırtına yük, yüreğine yük olmak mı? Yalnız geldiğimiz bu dünyadan yalnız gitmekten neden korkuyoruz ki?

    Üstelik, bağımlı olduğumuz insanlar hayatımızdan çıkınca özgüvensiz ve mutsuz bireyler olup çıkıyoruz. Sosyal olarak insanlar yanında birileri, paylaşımları olsun ister ama insanın kendi kendine yetmesi gerektiğini düşünüyorum. Belki sosyal olmak gerçekten bir ihtiyaçtır. Yalnızlık sadece Allah’a mahsustu değil mi?

     Ancak yaratılmış bu insanın başkalarına bağımlı mutluluk arayışı, kişiyi kırılgan ve beklentilerle dolu bir hayata itecektir. Duyduğum şu cümle çok hoşuma gider: “Başkalarından beklentilerinizi kestiğinizde gerçekten mutlu olacaksınız.” Gerçekten bir beklentiye girmediğinizde ve kendi kendinize yettiğinizde daha mutlu olacaksınız.

Kendi Kendine Yetebilmek

Başkalarının kontrolünde ve istekleriyle yaşamak ne kadar sağlıklı? Kendi kendimize bir restoranda yemek yiyemeyeceksek, bir doğa gezisi yapamayacaksak, kendi kendimize dans edip şarkı söyleyemeyeceksek bizim, biz olmamızın ne önemi olacak ki?

Bırakın gitmek isteyen sevgiliniz gitsin, bırakın sizinle vakit geçirmek istemeyen arkadaşınız, dostunuz gitsin. Siz kendi kendinize çalışıp, kendi kendinize harcayabilirsiniz. Zamanı da, parayı da.

Az İnsan, Çok Huzur

Hani derler ya, az insan çok huzur diye. Bazen katılmıyor değilim. Binlerce insan, binlerce kural ve binlerce sorumluluk. Artık kendiniz için bir şeyler yapma zamanı gelmedi mi? En iyi arkadaş, en iyi sırdaş, en iyi oyun arkadaşı insanın kendisi olmalıdır.

Ancak başkalarına bağımlı olmak uzun vadede mutluluk sağlamaz. Kendi iç dünyasında mutluluğu bulan bireyler, daha dengeli ve kalıcı mutluluk deneyimi yaşarlar. Etrafındaki insanların gözünde daha güçlü, daha başarılı duruşları olacaktır. İnsanlar sosyal etkileşimlerle zengin bir hayat sürerken kendi kendine yetebilmenin değerini de bileceklerdir. Bu yüzden diyorum ki insanlara bağımlı olmayın. Kendinizle bağ kurun.

Nigar KAYA

Editör: Sonay BİLGİ ARABACI

Genel Yayın Yönetmeni: Elif Ünal Yıldız

Bu yazının bütünü yazarına aittir.

Yazarın Diğer Yazılarını Okudunuz mu?

PAZARLIK PAYI

https://fisildayankalemler.org/

 

 

Yorumlar (3)

  1. Anonim dedi ki:

    Kaleminize sağlık . Çok güzel tespitler.

  2. Anonim dedi ki:

    Kaleminize sağlık . Çok güzel tespitler.

  3. Yıldız Gamlı dedi ki:

    Her zamanki gibi yüreğe dokunan bir yazı ❤️ kalemine yüreğine sağlık 🥰

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Nigar KAYA

Doğma büyüme Çankırılı olan Kaya, İlk, Orta ve Lise eğitimini Çankırı'da gördü. Şu anda hemşire olarak görev yapmaktadır. Laborant ve Veterinerlik Sağlık bölümünü bitirdikten sonra Acil Yardım ve Afet Yönetiminden de mezun olmuştur. Aynı zamanda Atatürk Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi, Yeni Medya ve Gazetecilik bölümü mezunudur. Halen Eskişehir Anadolu Üniversitesi Türk Dili Ve Edebiyatı Bölümü'nde okumaktadır. Kişisel Gelişim, Edebi romanlar, Hikaye, Çocuk Hikayeleri ve şiir yazmaktadır. TÜGŞAV (Türkiye Gaziler ve Şehit Aileleri Vakfı) Çankırı Kadın Kolları Başkanlığı, YAZŞA-DER (Yazarlar ve Şairler Dayanışma Derneği) Disiplin Kurulu üyeliği yanında YAZŞA-DER Çankırı temsilcisidir. AKSED, (Ankara Kültür Sanat ve Edebiyat Derneği) Türkiye İlim ve  Edebiyat Eseri Sahipleri Meslek Birliği ile İzmir Şairler ve Bestekarlar Derneği gibi dernekleri yanında Tema Vakfı üyeliği bulunmaktadır. Ayrıca editörlük de yapmaktadır. Türkiye’nin birçok ilini gezmiş, tarih ve edebiyat aşığı, aynı zamanda el sanatlarına karşı yoğun ilgilidir. 2023 Book Culture Art Times Gazetesi tarafından düzenlenen “Altın Kalem Ödülleri” kapsamında, drama dalında “Altın Yazar” ödülü ile Altın Meslek ve Kariyer Ödülleri’nde “Yılın En İyi Çıkış Yapan Yazarı” ödülünü almaya değer görüldü. 2023 yılının YAZ-ŞADER tarafından düzenlenen 2.Edebiyat Ödüllerinde Yılın En İyi Biyografi yazarı seçilmiştir. 2024 yılında Altın Meslek ve Kariyer Ödüllerinde yılın ses getiren en başarılı yazarı seçilmiştir. Mavi Kuş Medya tarafından yapılan halk oylaması sonucu, Biyografi ve Otobiyografi dalında birincilik ödülü almıştır. 2025'de Uluslararası Bayburtlular Derneği tarafından Cumhuriyet'in Onur ödülünü almaya hak kazanmıştır. Son olarak, Ankara Çankırılılar Federasyonu tarafından Çankırı Kültür ve Edebiyat Nişanı verilmiştir. Bir çocuk annesi olan yazarımız; 2021’de iki, 2022’de bir 2023'de bir kitabı yayımlanmıştır. 1-Gölge Etmem (Biyografik Roman) 2- Aldatırsan Aldatırım (Kurgu Roman) 3- Kış Demi (Şiir Kitabı) 4- Vuslat-ı Şehadet 5-Güvar (2025) 6- Balyemez Balhan (2026) Birçok Antoloji çalışmalarına katılmış ve katkı sağlamıştır.