14 Şubatta Sevgiliye Ne Alınır?

14 Şubatta Sevgiliye Ne Alınır?

14 Şubatta Sevgiliye Ne Alınır?

Hiç! Belki de her şey…

Sevgiline ayırdığın en kıymetli zaman dilimini 14 Şubata sığıştırmazsanız hiçbir şey almanıza gerek kalmaz. Sevgililer günü, anneler günü, babalar günü, engelliler günü, hemşireler günü, öğretmenler günü vs vs. Hepsi de gereksiz ve sadece piyasa hareketlensin diye kurgulanmış uydurulmuş günler…

Adam sevdi, kadın sevdi; adam kadını mutlu olsun diye bahçesine, bahçesi yoksa balkonuna çiçekler ekti. Her iş dönüşü yetiştirdiği o çiçeklerden her gün bir tane koparıp verdi sevdiğine. Her gün değerli olduğunu hissettirdi. 

Kadın, her akşam sevgiyle karşıladı sevdiğini. O eve girerken mis gibi yemek kokusu hissettirdi ve daima güler yüzle karşıladı. Eline uzatılan o bir dal çiçeği edalı kokladı ve sevgiyle boynuna atıldı. Daha çok bağlandı sevdiğine her günü sevgililer günü gibi yaşadı, unuttu sevgililer gününü. 

Sığıştırmadılar sevgililer gününe içindeki hisleri ve cömert davrandılar cebindekilerin aksine. Cömertlik zaten paralar döküp saçmalar değildi ki. Cömertlik pahalı tatiller pahalı hediyeler değildi. Sevgide, ilgide, sadakatte ve şefkatte cömert olmak değil miydi? Sevgi aslında “Al yazmalım” da Asya’nın dediği gibi emek değil miydi?

Annesine bağlıydı çocuk, annesi gibi. Kalbini hiç kırmadı. Anneye “Ne güzel bir çocuk yetiştirmişsiniz diye teşekkürler, iltifatlar geldi anne mutlu oldu ve ömür boyu yetecek anneler günü hediyesi aldı. Gurur duydu maddiyat olmadan.

Öyle ilgilenecektiniz, öyle dolduracaktınız ki tüm günlerini özel günlerden beklentiniz olmayacaktı.

Maddi külfetlerle kutlanmaz özel günler. Cömertçe yüreğini aç, gözlerine bak, ellerinden tut yağmurda dolaş. Hiçbir hediye kalmadı aklında, yağmurlu gün el ele yürüdüğün gün kadar.

Anılarını anlatılırken yüzükten, çiçekten, evden, parfümden bahsetmedi. Çılgınlıklar anlatıldı, güzel sözleri hatırlandı ve yanında olduğunu hissettiği o sıradan gün…

Ve o gün sevgililer günü değildi hafızaya kazınan.

Annenin yanaklarına kondurduğu öpücük ve babanın saçlarının kokusunu içine çektiği gün aklındaydı ve o gün anneler-babalar günü değildi.

Özel günler hediye aldığın değil, hatıralar biriktirdiğin gündü…

O yüzden hiçbir şey alma, her şeylerini ver. 

 

Nigar Kaya

Baş Editör: Elif ÜNAL YILDIZ

https://fisildayankalemler.org/author/nigarkaya/

Yorumlar (7)

  1. Anonim dedi ki:

    Ne güzel anlatmışsınız Nigar Hanım. 14 Şubat diye uydurdukları sevgililer günü, aslında insanları alışverişe çekmek için kurulmuş bir para tuzağı. Maalesef zamane gençleri bu günü o kadar ciddiye alıyor ki beklentileri karşılanmadığı da hiç düşünmeden kalp kırabiliyorlar.

  2. semiraysezgin dedi ki:

    Her şey artık, başkalarının hayatlarına göre sanki oysa her günü bir güne sığdırmak akıllı işi, değil ve de topluca emperyalist düşünceye kapitalist düşünceye evrilmek. Kalemine sağlık. Bizim değerlerimize yeniden dönelim derim.

  3. Nigar KAYA dedi ki:

    Çok teşekkür ederim. Maalesef öyle…

  4. Yıldız Tek Gamlı dedi ki:

    Harika bir anlatım her şeyi maddiyata döktüğümüz için değil mi sevgilerin değersizleşmesi ❤️
    O yüzden “seni seviyorum” en zor ve en kolay sözcük benim için 🥰

  5. Nigar KAYA dedi ki:

    Zorlananlar olsa da ben söylüyorum yıldızcığım SENI SEVIYORUM. 🥰🥰🥰

  6. Neşe Atakan dedi ki:

    Aynen bence tek o gün değil her zaman bir tatlı söz ya da seni seviyorum demek önemli bence kalemine sağlık 👏👏👏

  7. Neşe Atakan dedi ki:

    Aynen bence tek o gün değil her zaman bir tatlı söz ya da seni seviyorum demek önemli bence kalemine sağlık 👏👏👏

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Nigar KAYA

Doğma büyüme Çankırılı olan Kaya, İlk, Orta ve Lise eğitimini Çankırı'da gördü. Şu anda hemşire olarak görev yapmaktadır. Laborant ve Veterinerlik Sağlık bölümünü bitirdikten sonra Acil Yardım ve Afet Yönetiminden de mezun olmuştur. Aynı zamanda Atatürk Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi, Yeni Medya ve Gazetecilik bölümü mezunudur. Halen Eskişehir Anadolu Üniversitesi Türk Dili Ve Edebiyatı Bölümü'nde okumaktadır. Kişisel Gelişim, Edebi romanlar, Hikaye, Çocuk Hikayeleri ve şiir yazmaktadır. TÜGŞAV (Türkiye Gaziler ve Şehit Aileleri Vakfı) Çankırı Kadın Kolları Başkanlığı, YAZŞA-DER (Yazarlar ve Şairler Dayanışma Derneği) Disiplin Kurulu üyeliği yanında YAZŞA-DER Çankırı temsilcisidir. AKSED, (Ankara Kültür Sanat ve Edebiyat Derneği) Türkiye İlim ve  Edebiyat Eseri Sahipleri Meslek Birliği ile İzmir Şairler ve Bestekarlar Derneği gibi dernekleri yanında Tema Vakfı üyeliği bulunmaktadır. Ayrıca editörlük de yapmaktadır. Türkiye’nin birçok ilini gezmiş, tarih ve edebiyat aşığı, aynı zamanda el sanatlarına karşı yoğun ilgilidir. 2023 Book Culture Art Times Gazetesi tarafından düzenlenen “Altın Kalem Ödülleri” kapsamında, drama dalında “Altın Yazar” ödülü ile Altın Meslek ve Kariyer Ödülleri’nde “Yılın En İyi Çıkış Yapan Yazarı” ödülünü almaya değer görüldü. 2023 yılının YAZ-ŞADER tarafından düzenlenen 2.Edebiyat Ödüllerinde Yılın En İyi Biyografi yazarı seçilmiştir. 2024 yılında Altın Meslek ve Kariyer Ödüllerinde yılın ses getiren en başarılı yazarı seçilmiştir. Mavi Kuş Medya tarafından yapılan halk oylaması sonucu, Biyografi ve Otobiyografi dalında birincilik ödülü almıştır. 2025'de Uluslararası Bayburtlular Derneği tarafından Cumhuriyet'in Onur ödülünü almaya hak kazanmıştır. Son olarak, Ankara Çankırılılar Federasyonu tarafından Çankırı Kültür ve Edebiyat Nişanı verilmiştir. Bir çocuk annesi olan yazarımız; 2021’de iki, 2022’de bir 2023'de bir kitabı yayımlanmıştır. 1-Gölge Etmem (Biyografik Roman) 2- Aldatırsan Aldatırım (Kurgu Roman) 3- Kış Demi (Şiir Kitabı) 4- Vuslat-ı Şehadet 5-Güvar (2025) 6- Balyemez Balhan (2026) Birçok Antoloji çalışmalarına katılmış ve katkı sağlamıştır.