ATEŞ, AŞK VE DÖRT KELEBEK

ATEŞ, AŞK VE DÖRT KELEBEK

 

Dört kelebeğin hikayesini bilmeyeniniz yoktur sanırım. Ufukta yanan kor alev, sırrını çözmek isteyen dört kelebek aralarında konuşur ve bir karar verirler. Sürekli yanan bu ateşin sırrını çözmek, öğrenmek istemişler. Hep beraber toplanarak ateşe yaklaşmaya başlarlar. Kısa bir konuşmadan sonra içlerinden birincisi devam eder;

 

 

 

 

 

 

Birinci kelebek

‘’İlk önce ben gideceğim ve size sırrını açıklayacağım.’’ der. Bir çırpıda havalanır. Önce güzelce bir süzülür. Ateşin etrafında döner. Yaklaşamadan geri döner. Döndüğünde arkadaşlarına; ‘’ Buldum. Bu ateş aydınlatan bir şey’’ der. Arkadaşları buna ikna olmaz. Sıra ikinci kelebeğe gelir.

 

 

 

 

İkinci kelebek

‘’Şimdi ben gideceğim. Size gerçek sırrı söyleyeceğim.’’ der. Bir çırpıda havalanan ikinci kelebek önce uzaktan yavaş yavaş yaklaşır. O da etrafında bir tur atar. Yaklaştıkça ısıyı hisseder. Geri döner ve arkadaşlarına; ‘’Size bulacağım demiştim. Bu ateş ısıtan bir şeydir’’ der. Arkadaşları yine ikna olmaz. Sıra üçüncü kelebeğe gelir.

 

 

 

 

Üçüncü kelebek

Birden havalanır üçüncü kelebek; bir hızla yaklaşır. Ateşin etrafında dönmeye başlar. Her dönüşünde biraz daha yaklaşmaya devam eder. Birden kanadına değer ateş, hızla uzaklaşmaya başlar. Arkadaşları uzaktan fark ederler. Merakla beklerler. Üçüncü kelebek geri döner ve arkadaşlarına; ‘’Size gerçek olan sırrı açıklıyorum. Asıl ben buldum. Bu ateş yakıcı bir şey.’’ der.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Dördüncü kelebek

Bir türlü gerçek sırrın bu olmadığına inanan dördüncü kelebek; birden arkadaşlarının yanından havalanarak uçmaya başlamış. Ne olduğunu anlayamayan arkadaşları sadece onu uzaktan seyretmişler. Havada süzülerek devam etmiş yola, biraz yaklaşmaya başlayınca bir aydınlık görür. Süzülerek devam eder. ‘’Biraz daha’’ diye söyleyerek içinden yaklaşır. Sıcacık ısındığını hisseder. ‘’Biraz daha’’ der yaklaşır. Ateş kanatlarını çoktan kavurmuştur. Son kez ‘’Biraz daha’’ derken tamamen bütün bedeni yanmaya başlar ve bir parıldama ile söner, ortadan kaybolur.

 

 

 

 

 

Ateşin asıl ne olduğunu sadece dördüncü kelebek anlamıştır. Velhasıl bu durumu diğer arkadaşlarına anlatacak kimse yoktur. Hiç kimse söylenenlerden bir şey öğrenemez. İnsan bütün hayatı boyunca bazı şeyleri anlamaya çalışır fakat hep uzaktan bakar. Gördüğü kadarını yorumlar yada bilir. Asıl olan o ateşin içinde kaybolmaktır. Onun içindir ki hep söylerim ‘’ Ey aşıklar! Kalbinizi gözle gördüğünüze emanet etmeyin.’’ yani kalp gözü diyorum sevgili dostum. Hz. Mevlana’nın dediği gibi ‘’ Hamdım, piştim, yandım.’’ İnsan doğru şeyleri göremeyecek kadar hamdır, yaşar hayata devam eder pişer, gerçeği ise kalpte hissederek öğrenir. Bir şeyi ancak içinde kaybolan bilir arkadaşlar. Ömrünce yaşayıp ta aşkı bulamayan veya yüreğinde bu kor ile yanmayı bilen kelebekler gibi yaşayacağız.

 

Sevgiyle kalın efendim.

Yorumlar (1)

  1. Yıldız Tek Gamlı
    • 18/12/2023

    Ateşe girip har olmak ne kadar doğru bilemedim hocam belki de üç kelebeği dinleyip uzak durmalıydı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Furkan DİKER

Şair ve yazar Furkan DİKER 1987 Adana Ceyhan doğumludur. Şair ve yazarlık hayatına ilk eseri olan "Kalbimin Cemresi" ile başlamıştır.